03/07/2026
Türkiye Şampiyonluğundan Top Muamelesine...
Tarih 2023 Ekim. Gençlik ve spor bakanlığından resmi yazı gelir. İşitme engelliler bisiklet branşı, bisiklet federasyonuna devredilmiştir. İlgili federasyon başkanı, yönetim kurulu profesör doktor hocamız aracılığıyla bize bir telefonla ulaşır. Konu ile ilgili toplantılar ve fikir alışverişleri yapılır. Artısı ve eksisiyle yapılabilecekler ve alınması gereken önlemlerle ilgili tüm talepler, öneriler teknik kurul toplantısında da konuşulur ve kararlar alınır. Herşey güzel ilerlemektedir.
O dönem bizim antremanlarımızla ilgilenen antrenör ağabeyimizin özel takip ve planlamasıyla biz 2023 Kasım ayında Tokyo Olimpiyatları hazırlığına başladık. Süreç ilerlerken bir şekilde profesör doktor hocamız saf dışı bıraktırıldı.
Olimpiyatlara 1 yıl (365 gün) kala yapılacak milli takım kamplarının faydalı olacağı defalarca ilgili federasyon başkanına iletildi.
Yıl 2024. Ekim ayında Mardin'de ilk yarış düzenlendi. İnanmışlık ve adanmışlıkla hayallerimize koşuyorduk. Ayağımın tozuyla 23 saat yolculuk yapıp kadim şehir Mardin'e bisiklet çantamla gittim. 2. Oldum. Ayrıca fairplay ödülü aldım.
Yarışlar ardı arkasını kovalarken, biz inanmışlık ve adanmışlıkla çalışmaya devam ediyoruz. Bisiklet federasyonu bize yamuk yapmaz, bizi kullanmaz, bizi sırtımızdan vurmaz diye düşünüyoruz.
Bu süreçte Mardin, Ankara, Balıkesir, Konya, Alanya 6 yarışa katıldım. 5'inde kürsü yaptım.
2025 Temmuz Ağustos aylarında Konya'da milli takım kampındayız. Antrenör kılıklının teki bana tehdit mesajları atıyor. Hile yapmakla suçluyor. Sonrasında 2 yıldır beraber çalıştığımız antrenör ağabeyimizi, ayak oyunları ile görevden alıyorlar.
Savaşa giderken, at mı değiştirilir?
Derken herkesin referans olup durduğu, göbeği benim kilomdan fazla suratımıza tatlı tatlı gülümseyen ama pedagojiden, psikolojiden, motivasyondan, iletişimden, liderlikten zerre nasiplenememiş bir antrenör kılıklı eleman geldi. Yalova kampında mekanisyenle aynı odada kalıyoruz. Bana ve o çocuğa kahvaltılarda yemeklerde sohbetlerde "bu gece birbirinizi ısıttınız mı, birbirinize sarıldınız mı, birbirinizi öptünüz mü" diyerek aklı sıra şaka yapıyor. Bu davranışlarını olimpiyatlara 10 gün kala yapılan son Alanya kampında da sürdürdü.
Teknik heyet, antrenör adı altında göreve getirilen bu şahıslar; teknik kurul toplantısında "zaten yapamayacaklar ki, zaten başaramayacaklar ki" diyerek başarısızlığı önceden kabul ederek, ama Tokyo'da piknik yapmayı istedikleri için bu görevi kabul ediyorlar. Suratımıza da yalan konuşuyorlar ve bizi anlamıyor sanıyorlar. Gözler yalan söyler mi, beden dili yalan söyler mi? Ne bilsin işitme engellilerin beden dili okuduğunu... Ne de olsa biz aptalız!
Velhasılkelam toparlamak gerekirse; hiçbir vizyonu, misyonu, hedefi, gayesi, yaşama sebebi olmayan; vatan, millet, bayrak gibi bir derdi olmayan bu şahıslar ve sırf seçimde Konyalıların oyunu alabilmek için yaptıklarına ve bize yaşatılan zorbalıkları oturup izlemekle yetinen sözde federasyon başkanına da yazıklar olsun.
Hiçbir yarışımızı izlemeye, gözlem yapmaya gelmeyen elemanlar; TRT Spor Yıldız kanalına "2 yıldır işitme engelliler milli takım antrenörüyüm" diyor.
Bisiklet sürmesini bilmeyen ve gidon (direksiyon) hakimiyetini kaybedip bana çarpıp düşmeme ve sakatlanmama sebep olan kızı olimpiyatlara götürenlerde bunlardı. 3 Temmuz Türkiye Şampiyonası'nda benden 1 dakika önce start alan ve yarış sırasında geçip üstüne 42 saniye fark attığım çocuğu da olimpiyatlara götürenler yine bunlardı.
Tokyo'ya gittiğimizde eskort (takım aracı) ayarlamayan da yine bunlardı. Tokyo'dan döndükten 1-2 gün sonra Muğla'ya gidip takım antrenörlüğü anlaşması yapanlarda bunlardı. 1 ayda çark edip görevi bırakanlarda yine bunlardı.
Bunların yüzünden 24 Ocakta felç atlattım. 26 şubatta sağ omzumu kırdım. Hem sağlığımı hem psikolojimi kaybettim. Şimdi TRT Spor Yıldız kanalında bu çoluk çocuğa özel yayınlar, bölümler düzenleniyor ve bizi unutturmaya çalışıyorlar.
Bu paylaşımı kimseye kin kusmak için değil, tarihe bir not düşmek için yazıyorum.
Ben bir gün elbet öleceğim.
Madalyalar eskir. Kupalar tozlanır. Ama adalet, emek ve hakikat er ya da geç yerini bulur.
Ben susturulabilirim. Unutturulmaya çalışılabilirim. Ama yaşanan gerçekler değişmez.
3 Temmuz 2025 Türkiye Şampiyonu. Bugün ise sadece gerçeği hatırlayan bir sporcu...
Allah sizlere bu dünyada ağız tadıyla yaşamayı, öteki dünyada da mezarınızda ağız tadıyla yatmayı nasip etmesin.