FİT35 Studio

FİT35 Studio Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from FİT35 Studio, Gym/Physical Fitness Center, Yasemin Sokak no 10, Izmir.

GÜNAYYYDDINNNNN ;)Varisler köpükle kuruyor!Çoğu kadın varisten dert yanıyor. Çeşitli tedavi yöntemlerinin kullanıldığı v...
05/03/2014

GÜNAYYYDDINNNNN ;)

Varisler köpükle kuruyor!

Çoğu kadın varisten dert yanıyor. Çeşitli tedavi yöntemlerinin kullanıldığı variste, son zamanlarda skleroterapi yöntemi tercih ediliyor.
Sıvı veya köpük şeklinde olan skleroterapi yöntemi toplardamar duvarında hasar yaratma potansiyeli olan kimyasal maddenin ince bir iğne yardımı ile sıvı veya son yıllarda olduğu gibi köpük şeklinde verilmesi şeklinde gerçekleştiriliyor.

Varis tedavisi sırasında nelere dikkat etmek gerekir?

Hastanın öncelikle dikkat etmesi gereken şey uyumdur. Hasta uyumu tedavideki başarıyı artırır. Girişim sonrası bandaj veya varis çorabını düzenli olarak kullanmak başarı şansını artırır. Örneğin hasta iğne tedavisinden sonra varis çorabını düzenli olarak giymiyorsa yüksek olasılıkla varisi tekrar edecektir. Skleroterapi olarak tanımlanan iğne tedavisi sonrası en azından hastane etrafında 30 dakika yürümek de öneriler arasındadır. Bu girişim sonrası şikayeti olan hastanın hemen doktoruna bilgi vermesi gerekir. Tedavi sonrasında da kişi genel tedbirlere uyumunu sürdürmelidir. Bunlar arasında uzun süre ayakta kalmamaya özen göstermek, eğer bundan kaçış yoksa varis çorabı kullanmak, hareketli bir yaşamı tercih etmek, kilo almamak gibi tedbirler sayılabilmektedir.

Tedavi için en uygun mevsim hangisidir?

Çoğunlukla kış veya havaların serin gittiği aylardır. Çünkü girişimlerden sonra yüksek basınçlı varis çorabını tavsiye ediyoruz. Varis çorabı girişimden sonra ne kadar uzun süre kullanılırsa girişim de o kadar başarılı olunuyor. Sıkı bir çorabı kışın veya sonbaharda giymek daha kolay olduğu için tedaviyi bu aylarda tercih edilir.

Varis tedavisindeki yöntemler neler?

Tedavi planlamasında hastanın şikayeti, muayene bulguları ve doppler ultrasonografi bulguları önem taşır. Hastada damarlar içinde kanın geri kaçışı yoksa ve hastanın şikayetleri ağırlıklı kozmetik ise dışarıdan lazer uygulaması veya iğne ile skleroterapi uygulaması tercih edilebilir.

Skleroterapi yöntemi nedir?

Skleroterapi bugün daha fazla uygulamaya başladık. Skleroterapi sıvı şeklinde veya köpük şeklinde olabilir. Skleroterapi sonrası ilk günlerde yüksek basınçlı çoraplarla veya bandajlarla hasta eve gönderilir. Sonrasında çorap kullanımının en az üç hafta olması işlemin başarı şansını arttırır. Doppler ultrasonografide damarlarda geri kaçış tespit edilirse hasta ile hekim konuyu ayrıntısı ile tartışmalı ve girişimin getirisi-götürüsü, riskleri ve hastanın beklentileri konusunda ayrıntılı konuşmalıdır. Girişim yapılmayan hastalar her gün düzenli varis çorabı giymelidir.

Skleroterapi ne zaman tercih ediliyor?

Skleroterapide damar içine enjekte edilen madde, damarın iç duvarını yakar ve damarın kapanmasını sağlar. Bu işlemde damarı kapatma oranı diğerleri ile karşılaştırıldığında biraz daha düşüktür. Diğerlerinin sağladığı oranı yakalamak amacı ile ek seanslar gereklidir. Son yıllarda çıkan bir diğer yöntemde ise skleroterapiye ek olarak damar içine yine ultrason eşliğinde bir katater yerleştirilir ve damar içi parçalandıktan sonra ilaç verilir. Bu yöntem diğerlerine göre daha da çekici olmaya başladı. Bu son yöntemde lokal anestezi ihtiyacı da ortadan kalkıyor.

Sadece varis çorabı ya da ilaç kullanarak tedavi mümkün mü?

Yetmezlik derin toplardamarlarla sınırlı ise çorap kullanımı ve beraberinde ilaç tedavisi yararlı olur. Sadece ülserli yani varise bağlı bacak yarası olan olgularda uygulayan merkezler bulunuyor. Bu olgularda varis çorapları ve ilaç tedavileri ön plana çıkıyor. Daha önce derin toplardamarlarında pıhtı olan hastalarda gelişen varislerde balon anjiyoplasti ve stent uygulamaları da başarı ile yapılıyor. Bunun yanı sıra ilaç tedavisi girişim öncesinde ve sonrasında kullanılıyor. İlaçlar hastalığın belirti ve bulgularını ortadan kaldırdığı gibi varisin temelini oluşturan biyolojik bozukluğu da düzeltmeyi hedefliyor.

Varisi önlemek için

• Uzun süre oturarak da olsa, ayakta da olsa hareketsiz kalmayın.
• Uzun süre bacak bacak üstüne atmış şekilde oturmayın.
• Ağır kaldırmayın.
• Bol su için ve fast food’dan kaçının.
• Kilo almamaya özen gösterin.
• Varis çorabı kullanın.
• Yüksek topuklu ayakkabı kullanmayın.
• Çok dar pantolonlar giymeyin.
• Aşırı sıcak suyla banyo yapmayın.
• Bol yürüyüş yapın, spor yapın.
• Futbol, voleybol, basketbol gibi ani hareketler yapmanızı sağlayacak sporlar yerine yürüme, koşu ve yüzme gibi sporları tercih edin.

GÜNAYDINNNNNNNN :)Yumurta zayıflatıyor!Kilo vermeye çalışan bir çok kişi, ya doymadığı için çok fazla yemek yer ya da az...
04/03/2014

GÜNAYDINNNNNNNN :)

Yumurta zayıflatıyor!

Kilo vermeye çalışan bir çok kişi, ya doymadığı için çok fazla yemek yer ya da az yese bile daha çabuk yağlanma eğilimindedir.
Herkesin nasıl ki tüm vücut yapısı parmak izine varıncaya kadar farklı ise, metabolik durumları da farklılık gösterir. Bir çok kişinin de en fazla kafa yorduğu problem ise ‘’acaba hangi yiyecek bana yarar? Hangi yiyeceği seçersem daha tok kalabilirim? Hangi yiyecek yağlarımı daha çok yakar?’’dır.
“Kendinizi daha tok hissetmek istiyorsanız ve vücut yağlarınızdan kaybetmek istiyorsanız her gün 1 yumurta yemeyi alışkanlık haline getirin”
Bilinen en güçlü protein kaynaklarından biridir. Anne sütünden sonra en değerli proteindir ve yumurtanın bütün protein içeriği vücut tarafından %100 kullanılır.
• Yapılan bir çok araştırmada sabahları 1 yumurta yiyen bireylerin gün içinde daha az acıktıkları ve yeme konusunda kendilerini daha kolay kontrol edebildikleri gösterilmiş. Amerika’da Rochester Obezite Merkezinde yapılan bir araştırmada da güne yumurta yiyerek başlayan bireylerin, yumurta yemeden başlayan bireylere göre, günlük 400 kalori daha az yedikleri gösterildi.
• Yumurtanın protein yüksekliği nedeni ile tok tutmasının yanısıra midedeki açlık hormonu olan Ghrelin’i de azaltarak tok tuttuğu düşünülüyor.
• Yumurta zengin protein kaynağı olmasının yanı sıra Vit A,B, D, E içerir bununla birlikte demir ve çinko açısından zengindir. Büyüme gelişme çağındaki çocuklar için çok gereklidir. Her gün 1 tane yedirilmelidir.
• Yumurta içerdiği bazı aminoastler açısından da çok zengindir. Özellikle kas geliştirmek isteyenler, zayıflarken kaslarından kaybetmek istemeyenlerin de günlük beslenmelerinde mutlaka bulundurulmalıdır.
• Yumurtanın sarısı kolesterol açısından da zengindir. Ancak kolestrolün de vücutta başta hücre yapı taşı olması aynı zamanda bir çok hormonun da öncü maddesi olması nedeni ile de vücut için önemli bir madde olduğu unutulmamalıdır. Kolesterol yüksekliği olamayanlar her gün 1 tane yumurtayı gönül rahatlığı ile yiyebilirler. Kolesterol yüksekliği olanlar ise haftada 3-4 gün yumurta yiyebilirler.
• Pişirirken dikkat edilmesi gereken nokta; yumurtaya ekstra tereyağ, sucuk, salam veya sosis gibi yüksek yağlı yiyeceklerle birleştirerek omlet olarak yapmayın. Mümkünse kayısı kıvamında suda haşlayarak yiyin. Yazın az zeytinyağı, domates, yeşil biberle menemen olarak da pişirilebilir. Öğlen veya akşam ana öğün olarak da tüketilebilir.

KEYİF DOLU HUZURLU HAFTALAR DİLEĞİYLE :)Ginsengin faydaları!!!!Kelime anlamı “tedavi” olan ginseng yüzyıllardır uzakdoğu...
03/03/2014

KEYİF DOLU HUZURLU HAFTALAR DİLEĞİYLE :)

Ginsengin faydaları!!!!

Kelime anlamı “tedavi” olan ginseng yüzyıllardır uzakdoğuda
kullanılan bir bitkidir. Ülkemizde son yıllarda önemi anlaşılan bu bitkinin sayısız faydaları bulunmakta.

*Hafızayı güçlendirir, konsantrasyonu artırır.

*Karaciğeri temizler, karaciğer fonksiyonlarını düzenler. Toksik maddelerin atımını sağlar.

*Strese karşı etkilidir, vücut direncini artırır. Depresyona karşı korur.

*Erkeklerde testesteron hormonunun salgılanmasını ve dolaşım sistemini etkiler.

*Radyasyonun olumsuz etkilerini azaltır, ışın tedavisi görenlerde hücre sağlığını korur.

*Şeker ve kolesterol hastalarında olumlu etkileri vardır. Şeker ve kötü kolesterol seviyelerini düşürebilmektedir.

*Kansızlık için etkilidir.

*Afrodizyak etkisi vardır.

*Ginsengi supleman olarak kullanabildiğimiz gibi çayından da destek alabiliriz.. Ginseng çayı ise düzenli tüketildiğinde sakinleştirir, enerji metabolizmasını düzenler, konsantrasyonu artırır, baş ağrısını giderir, yemek sonrası tüketildiğinde sindirime faydalıdır.

***Faydalarının yanı sıra uzun süreli kullanımında sakıncaları da bulunmaktadır. Kullandığınız ilaçlarla etkileşimi olabilir. Doktorunuzun kontrolünde ara vererek kullanılması uygundur.

HAFTANIN SON GÜNÜNDEN HERKESE GÜNNNAAAAYYDINNNNN :)Cilt yaşlanmasını yavaşlatan ve kırışıklıkların oluşumunu önleyici gü...
28/02/2014

HAFTANIN SON GÜNÜNDEN HERKESE GÜNNNAAAAYYDINNNNN :)

Cilt yaşlanmasını yavaşlatan ve kırışıklıkların oluşumunu önleyici güzellik vitaminleri!!!!

Güzel ve kırışıksız sağlıklı bir cildin sırrı, her şeyden önce doğru, dengeli bir beslenme ile belirlenmiştir. Vitaminler cilt yaşlanmasını yavaşlattığı, kırışık oluşumunu önlediği ve faydaları olduğu kanıtlanmıştır.

Günlük vitamin ihtiyacını besinlerle karşıladığımız gibi, cildimize de ihtiyacı olan vitamin içerikli ürünleri vermemiz gerekiyor. Artık günümüzde, nemlendirici, bakım kremi ve serumların içeriğinde, cilt sağlığına faydalı kırışık oluşumunu önleyici, cilt yaşlanmasını yavaşlatan vitaminler kullanılıyor.

Ancak dikkat edilmesi gereken kurallar var. Vitamin içerikli ürünleri kullanan kişilerin, hangi vitamin’ in cildine yarar sağladığını bilmesi gerekiyor. Örneğin cilt yaşlanmasını yavaşlatan mı, kırışık oluşumunu önleyen mi veya cilt yağlanmasını azaltan sivilce akne oluşumunu önleyici mi? Seçilecek ürünün cilt sorununa yönelik doğru olması çok önemlidir.

Hangi vitaminler cilt yaşlanmasını ve kırışıkların oluşumunu önlüyor

C vitamini en etkili Anti - Aging klasiğidir.

C vitaminin cilde faydaları: C vitamini serbest radikallerle savaşarak hem cildin gençleşmesine katkı sağlıyor hem de cilde nem veriyor. Ayrıca kolajen sentezini arttırıyor. Ürün içerikli yüzeysel kullanıldığında ince çizgi ve kırışıklıkları önleyerek gideriyor. Cildin pigment ve yaşlılık lekelerinin rengini açıyor.

Besinlerde vitamin C: Besin olarak sindirim yoluyla tüketildiğinde cilt ve vücut sağlığında için son derece önem taşıyor. C vitamini içerikli gıdalar bol miktarda sebze ve meyvede bulunur. Özellikle kivi, greyfurt, çilek, portakal, limon, mandalina, maydonoz, brokoli, kiraz, biber, domates ve kuşburnu gibi besinlerde bol miktarda bulunur. Örneğin 100gr. Kivi de, 90mg. C vitamini ihtiyacını karşılıyor.

Kırışıklıklara karşı E vitamini

E vitaminin cilde faydaları: E vitamini antioksidan olmasıyla foto - yaşlanma ve UV sonrası ciltteki hasarı önlüyor. Cildin nem tutma kabiliyetini yükseltiyor ve yumuşaklığını sağlıyor. Dış etkenlere karşı koruyucu bariyer tabakası oluşturarak kuvvetlendiriyor.

Besinlerde E vitamini: Zeytinyağı, balıkyağı, fındık, ceviz, tahıllar, yeşil sebzelerde ıspanak, kabak, lahana, marul, deniz ürünlerinde ton balığı, sardalya, yumurta sarısı gibi besinler E vitamini kaynağıdır. Günlük bir avuç fındık, ceviz tüketirseniz E vitamin ihtiyacını karşılamış olursunuz.

Hücre yenilenmesini sağlayan vitamin B 3 ve B 9

B 3 ve B 9 vitaminlerinin cilde faydaları: Bu vitaminler cildin yenilenmesi ve hücre bölünmesini koruyucu özelliğini taşır. Vitamin B 3 cildin nem tutma kabiliyetini korur ve tekrar yağ tabakası oluşturarak kırışık oluşumunu önler. Vitamin B 9 hücre yenilenme özelliğini harekete geçirir.

Besinlerde B 3 ve B 9: B 3 yoğun olarak kırmızı et ve balıkta bulunur. B 9 ise yeşil yapraklı sebzelerde, kuru yemiş fıstık, badem, fındık ve narenciyelerde bol miktarda bulunur.

Vitamin A yaşlanma sürecini yavaşlatır

Vitamin A nın cilde faydaları: Vitamin A cilt için önemli vitamindir. Atrofik olgun ciltlerde sertleşmeyi yumuşatır ve elastikiyetini kaybetmiş cilt dokusunu kuvvetlendirir. Cildin doğal kolajen üretimini destekler ve özellikle A vitamini cildi gençleştirici, cilt kırışıklığı, lekeleri yok edici özelliğe sahiptir.

A vitamini cilde doğrudan uygulanarak kırışık veya güneşe fazla maruz kalmaktan oluşabilecek cilt sorunlarına yönelik kullanılır. Vitamin A kür şeklinde uygulanır. Temiz cilde “ Pure Vitamin A Power Serum ” sabah ve akşam uygulanır. Haftada bir vitamin A mask “ Pur Energy Mask ” ile cilde masaj yaparak uygulanır ve maske 20 dakika bekletilir daha sonra fazlalığı kağıt mendille yüze hafif pres şeklinde bastırarak alınır.

Besinlerde vitamin A: A vitamini içeren besinler; hayvansal ve bitkisel olarak iki gruptadır. A vitamini içeren hayvansal besinler; balıkyağı, yumurta, süt, tereyağı, peynir, karaciğer.

A vitamini içeren bitkisel besinler; yeşil sebzeler A vitamini deposudur. Havuç, ıspanak, lahana, brokoli, biber ve koyu yeşil sebzeler arasındadır. Portakal, kayısı, şeftali gibi meyveler A vitamini içerir. Bu besinleri tüketirsek ihtiyacımız olan A vitamini karşılayabiliriz.

Sağlıklı, kırışıksız güzel bir cilde sahip olmanın yolu, cilt ve vücudumuzun ihtiyaçlarını bilir kişilere danışarak, doğru seçimlerle hem vücut sağlığınız hem de cildinize uyum sağlayan ürünleri belirlerler. Doğru ve iyi nemlendirilmiş bir cildin yanı sıra sağlıklı iyi beslenmiş bir vücut dış görüntüsüyle sağlık ve güzellik fışkırır.

Yanlış veya eksik beslenen ve bunun yanı sıra aşırı stresli kişilerin cildi bu eksilmeleri derhal yansıtır. Bunu da görmemiz mümkün.

Sağlıklı ve Güzellik dolu günler dileği ile…

GÜNAAAYYYYDIINNNNNN ;)Kadınlarda Kanser Uyarısı Veren 12 İşaret!Açıklanamayan Kilo KaybıBirçok kadın kilo vermeye çalışm...
27/02/2014

GÜNAAAYYYYDIINNNNNN ;)

Kadınlarda Kanser Uyarısı Veren 12 İşaret!

Açıklanamayan Kilo Kaybı
Birçok kadın kilo vermeye çalışmadan kilo kaybını memnuniyet verici olarak düşünse de aslında diyetine dikkat etmediği halde açıklanamayan kilo kaybı kanser olmasa da tiroid gibi hastalıkların habercisi olabilir.

Şişkinlik
Birçok kadının ortak sorunu olan şişkinliğe karın ağrısı veya pelvik ağrı da eşlik ediyorsa yumurtalık kanserinin habercisi olabilir. Şişkinlik problemini hemen hemen her gün yaşamaya başladıysanız ve birkaç haftadan fazla sürüyorsa mutlaka hekiminize danışın.

Memede Değişiklikler
Meme muayenesi her kadının aylık periyotta yapması gereken bir sağlık kontrolüdür. Özellikle meme bölgesinde kızarıklık, derinin kalınlaşması gibi meme kanserinin çok nadir görülen agresif belirtilerinin dışında meme dokusunda meydana gelen ve bir haftadan fazla süren şişliğin mutlaka dikkate alınması ve hekime başvurulması gerekir. Aynı şekilde meme görünümünüzdeki değişiklik ya da akıntı da hastalık habercisi olabilir. Bu durumda hekiminize başvurarak muayene olmalı ve mamografi, ultrason, MR ve gerekli görüldüğü takdirde biyopsi yaptırmalısınız.

Adet Dönemi Dışında Kanama
Menopoz dönemi öncesi kadınlar arasında adet dönemi düzensizlikleri görmezden gelme eğilimi ne yazık ki yaygındır. Ancak bu dönemde gerçekleşen kanamalar kolorektal kanserlerin belirtisi olan gastrointestinal kanamalar da olabilir. Özellikle adet dönemi içinde ya da dışında görülen anormal kanamalar kadınlarda en sık görülen jinekolojik kanser olan rahim kanserinin belirtisi olabilir.

Cilt Değişiklikleri
Ciltte görülen ani değişiklikler bazen fark edilemeyebilir. Ancak ciltte görülen renk değişikliklerini mutlaka takip etmek gerekir. Eğer aniden deride kanama ortaya çıkarsa, o da kontrol edilmelidir.

Yutma Zorluğu ve Hazımsızlık
Uzun süredir devam eden hazımsızlık mide ya da yemek borusu kanserinin habercisi olabilir. Bu nedenle diyetinize dikkat ettiğiniz halde geçmeyen bir hazımsızlık problemi yaşıyorsanız mutlaka hekiminize başvurun. Son dönemlerde ortaya çıkan yutma güçlüğü problemleri yemek borusu ile ilgili problemlerin ya da akciğer kanserinin belirtisi olabilir.

İdrar veya Dışkıda Kan
Eğer idrar veya dışkıda kan fark ederseniz hemoroid diyerek geçmeyin. Özellikle dışkıda şekil ve renk değişiklikleri söz konusuysa mutlaka hekiminize başvurun. Muayenenin ardından gerekli görüldüğünde kolonoskopi testi ile probleminizin nedeni ortaya çıkarılabilir.


Ağız Değişiklikler
Özellikle sigara içiyorsanız ağzınızdaki değişiklikleri takip edin ve mutlaka diş hekiminize başvurun. Ağız içi veya dil üzerinde oluşan beyaz lekeler ağız kanserinin belirtisi olabilir.

Lenf Nodlarındaki Değişiklikler
Koltuk altı ya da boyun bölgesinde yer alan lenf nodlarında meydana gelen şişlikleri dikkate alın ve mutlaka hekiminize başvurun. Lenf nodlarındaki değişiklikler herhangi bir enfeksiyon kaynaklı olabileceği gibi kanserin de habercisi olabilir.

Ateş
Açıklanamayan ateş grip, enfeksiyon ya da kanserin habercisi olabilir. Özellikle kan kanserlerinin en önemli ve erken işaretlerinden biri de ateştir.

Yorgunluk
Pek çok hastalığa ev sahipliği yapan yorgunluk kanserin de belirsiz olan belirtilerinden biridir. Amerikan Kanser Derneği'ne göre, yorgunluk lösemi, kolon ya da mide kanserinin erken belirtisi olabilir.

Kalıcı Öksürük
Grip, alerji ve bazı ilaçların yan etkisi öksürüğe neden olabilir. Ancak üç ya da dört hafta gibi uzun süreli devam eden öksürük göz ardı edilmemelidir. Özellikle sigara içiyorsanız ve uzun süredir devam eden bir öksürüğünüz varsa mutlaka hekiminize başvurun.

Hangi vitamin hangi besinde bulunur?Vitaminler, sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası olan organik bileşiklerdir, vüc...
26/02/2014

Hangi vitamin hangi besinde bulunur?

Vitaminler, sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası olan organik bileşiklerdir, vücutta metabolik olayların gerçekleşmesi, sağlıklı yaşamın devamı için gereklidir. Latince hayat anlamına gelen vita sözcüğünden gelmektedir.


Vitaminler iki grupta toplanır;
Suda gözünen vitaminler: C ve B grubu vitaminleri
Yağda çözünen vitaminler: A, D, E, K vitaminleri


*Özellikle bahar geçişlerinde vücut direncini arttırmada vitaminden zengin besinler tüketilmesi gereklidir.


*Yiyeceklerin saklama, yıkama, pişirme sürecinde de vitamin değerlerinde önemli bir kısmı kaybolmaktadır.


*Besinlerin taze ve mevsiminde olması da içeriğindeki vitamin miktarını etkiler.


*Eğer yeterli miktarda vitaminleri doğal yoldan alamıyorsak bulgulara göre supleman olarak kullanmak gerekebilir.


B1 sebzelerde, tahıllarda, baklagillerde, meyvelerde bulunur. Büyüme döneminde sinir sisteminin gelişimi ve hızlı metabolizma için B1 vitaminine ihtiyaç vardır. Eksikliğinde kusma, iştahsızlık, huzursuzluk, nefes almada zorluk, kalp çarpıntısı, morarma, kalp yetmezliği, merkezi sinir sistemi bozuklukları, kalp yetmezliği, ses kaybı, beriberi hastalığı görülebilir.


B2 sakatatlarda, süt ve peynirde ve bazı yeşil sebzelerde bulunur. Eksikliği görme bozukluklarına, dudak kenarlarında çatlaklara, deri ve mukoza hastalıklarına yol açar.


B6 eksikliğinde dilde şişme, göz, ağız ve burun çevresinde yağlanma görülür. Tahıllar, yumurta, et ve ciğer yoğun olarak B6 içerir.


B12 eksikliği sinir hücrelerini kaplayan beyaz bir madde olan miyelin kaybına neden olarak sinir sistemi sorunlarına ve anemiye yol açar. Et, balık, deniz ürünleri ve yumurtada bulunan bu vitamini süt ve süt ürünleri de az miktarda içerir.


C vitamini turunçgiller, kuşburnu, brokoli, domates, biber, karnabahar ve ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzelerde bolca bulunur, dokular için kolajen üretimini sağlar.


A vitamini en çok balık, yumurta, tereyağı ve sarı renkli meyvelerde bulunur. Kilo alamama, boy kısalığı, gözün parlaklığını yitirerek aşırı kuruması, gözyaşının yetersiz salgılanması, kuru ve pullanmış deri, halk arasında tavuk karası diye adlandırılan gece körlüğü görülür.


D vitamini hem beslenme hem de güneş ışığı yoluyla alınır. Balık, peynir, süt, tereyağı ve yumurta sarısında bulunur. Eksikliği çocuklarda raşitizme neden olur. Kemiklerde kalsiyum ve fosfor dengesini düzenler. Huzursuzluk, baş terlemesi, kaşıntı, uyku bozuklukları, ileriki aşamalarda kas güçsüzlüğü ,kafatasında yumuşama, büyümüş bıngıldak, kafatası büyüklüğü , diş problemleri görülemektedir.


E vitamini antioksidan etkiye sahiptir, yara iyileştirmesini hızlandırır, damar sağlığını korur ve metabolik hızın arttığı okul ve ergenlik çağında vücudu zararlı maddelerden temizleyici özelliği vardır. Eksikliğinde anemi, ödem görülebilir. Tahıl ürünleri, balık, balık yağı, kuruyemişler, yumurta sarısı, yeşil yapraklı sebzelerde bulunur.


K vitamini kanda pıhtılaşma için gerekli olan yeşil yapraklı sebzelerde bulunur. Normalde barsaklardaki bakteriler tarafından yapılır. Pıhtılaşma faktörlerinin sentezi için gereklidir. Eksikliğinde dişeti kanamaları görülebilir.


Yetersiz ve dengesiz beslenme, mevsim değişiklikleri ve kronik hastalıklar bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açmaktadır. Bağışıklık sistemini korumak önemlidir, bunun için bütün besinlerden ihtiyacımız ölçüsünde beslenmek, eksikliğinde gerekirse takviye almak önemli.

Muhteşem bir sağlık deposuGörüntüsü açısından ufak bir bitki olabilir ancak yaban mersininin faydalarını görünce çok şaş...
24/02/2014

Muhteşem bir sağlık deposu
Görüntüsü açısından ufak bir bitki olabilir ancak yaban mersininin faydalarını görünce çok şaşıracaksınız…

Beyin sağlığında etkilidir
A,B,C vitaminlerinin yanı sıra magnezyum, fosfor, bakır gibi önemli besin öğelerinde zengindir. Beyin hücrelerini ve sinirleri koruyucu özelliği vardır. Bu bitkiyi düzenli kullanımımızda öğrenme kapasitesini arttırdığı da görülmektedir.

Kansere karşı koruyucudur
C vitamini açısından zengin olan bu bitki kolon, karaciğer ve rahim kanserine karşı koruyucu etkisi vardır. Pterostilben, ella gic asit gibi kansere karşı koruyucu etkisi bulunmaktadır.

Doğal antidepresan olarak da kullanılır
Bu bitkinin rengi ne kadar koyu ise içeriği de o derece zengindir. Sakinleştirici etkisinin yanında enerji metabolizmanızı da düzenler.

Kalp hastalıklarından korumada etkilidir
LDL kolesterolü seviyesini düşürür. Bunu da lif oranı yüksek ve antioksidan açısında zengin olmasıyla gerçekleştirir. Enos enzimi kalp hastalıklarından korur. Yaban mersini de Enos enzim seviyesini yükselttiği için kalp hastalıklarından korumada etkilidir.

Görme kaybına karşı koruyucudur
Bu bitki yüksek oranda antosiyanin içermektedir ve bu da görme kaybını önlemektedir. Ayrıca göz kuruluğu ve enfeksiyonlara karşı da etkilidir.

Sindirim sistemini düzenlemektedir
İçerisinde bulunan bakır ve fruktoz sayesinde sindirim sistemimizin hızlı çalışmasını sağlar. Kabızlık problemi çekenlerin mutlak tüketmesi gereken bir bitkidir.

İdrar yollarının temizlenmesini sağlar
Antibiyotik özelliğinden dolayı idrar yollarını temizlemekte etkilidir.
Bu bitkinin çayı bayanların özel günlerde yaşadıkları ağrıyı azaltabilmektedir. Damar sertliğine karşı önleyici etkisi bulunmaktadır. Göz yorgunluğunu önler.

GÜNAYDINNNNNN :) MUTLU HAFTA SONLARI!Bir fincan kahvenin karaciğerde de hatrı var!!!!Karaciğer yağlanması tüm dünyada hı...
22/02/2014

GÜNAYDINNNNNN :) MUTLU HAFTA SONLARI!

Bir fincan kahvenin karaciğerde de hatrı var!!!!
Karaciğer yağlanması tüm dünyada hızla artan bir sorun. Türkiye’de her 4 erişkinden birinde karaciğer yağlanması var.

Karaciğerdeki fazla yağ, vücudumuz için hayati önem taşıyan bazı enzimlerin üretilmesini ve gerekli dağılımın yapılmasını engellediği için bazı ciddi hastalıklara zemin hazırlıyor. Oysa, yağlanma sorununu basit önlemlerle gidermek mümkün. Kilo vermek bu önlemlerin başında geliyor. Kişinin mevcut kilosunda yüzde 5 azalma sağlandığında, karaciğer yağlanması gerilemeye başlayabiliyor. Günde bir fincan kahve içmek de, karaciğer yağlanmasını azaltıyor.

Obezite, diyabet ve kalp damar hastalıklarıyla yakından ilişkili olan karaciğer yağlanmasına çözüm olabilecek etkin bir tedavi yöntemi henüz yok. Bu noktada en etkili tedavi, kişinin sağlıklı beslenmesinde ve fazla kilolarından kurtulmasında yatıyor. Peki karaciğer yağlanmasına karşı nasıl beslenmeli? Nelere dikkat edilmeli?

Yenilenme özelliğinden faydalanmalı!
Karaciğer, vücudun en büyük ve metabolik açıdan en kompleks organı. Protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler ve ilaçların vücutta işlem görebilmesini sağlıyor. Bu nedenle karaciğer sağlığına dikkat etmek hayati önem taşıyor. Karaciğer yağlanması ise, karaciğer hücrelerinde aşırı yağ birikmesi anlamına geliyor. Dünyada hızla artan bir sorun olarak karşımıza çıkan karaciğer yağlanması, sağlıksız beslenme alışkanlıklarına paralel olarak Türkiye’de her 4 yetişkinden birinde görülen bir hastalık. Özellikle giderek yaygınlaşan obezite hastaları ve tip 2 diyabeti olanların karaciğer yağlanma oranı ise yüzde 50’nin üzerinde. Yani fazla kilolu her iki kişiden en az birinin karaciğeri yağlı. Obezite, diyabet ve kardiyovasküler hastalıklarla yakından ilişkili olan karaciğer yağlanmasına çözüm olabilecek etkin bir tedavi yöntemi henüz yok
Karaciğer yağlanması olan bir kişi, mevcut kilosunda yüzde 5 azalma sağlayabilirse, karaciğer yağlanması gerilemeye başlayabiliyor. Yenilenme özelliğine sahip olan karaciğer, dikkat edildiğinde bu özelliği sayesinde eski formuna kavuşabiliyor.

Karaciğer yağlanması, kalbi yoruyor!
Normal kilolu sağlıklı bir insanın karaciğerinde de yüzde 5’ten az olmak üzere yağ bulunabiliyor. Ancak karaciğerde yağlanma aşırı miktarda olduğunda, karaciğer hücreleri bundan olumsuz etkileniyor ve yağlanmanın düzeyi ile orantılı bir şekilde karaciğerde yapısal ve fonksiyonel bozukluklara yol açıyor. Hücrelerde biriken yağlar, vücudumuz için hayati önem taşıyan enzimlerin üretilememesine ve gerekli dağılımın yapılamamasına neden oluyor. Bazı hastalarda karaciğerde iltihap meydana geliyor, bazı hastalarda ise karaciğer sirozu ve karaciğer kanseri görülebiliyor. Karaciğer yapısının bozulması sonucu hücrelerde biriken yağlar, vücudumuz için hayati önem taşıyan enzimlerin üretilememesine ve gerekli dağılımın yapılamamasına neden oluyor. Bu nedenle karaciğer yağlanması tanısı konulan hastaların ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi ve sıkı takip edilmesi son derece önemli. Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, karaciğer yağlanması ile kalp hastalıkları riskinin arttığına işaret ediyor.

Karaciğere zarar veren alışkanlıklardan uzak durun!
Peki, vücudumuz için hayati önem taşıyan karaciğerin yağlanmasına neler yol açıyor? Obezite, diyabet, hormonal hastalıklar, ani kilo alıp verme, fazla ilaç kullanımı, aşırı A vitamini kullanımı, aşırı yağlı beslenme alışkanlığı ve alkol. Alkol, karaciğere en çok zarar veren etmenlerden biri. Alkol sonucu vücutta biriken toksinler, karaciğer hücrelerine zarar vererek ölümcül sonuçlar doğurabilecek hastalıklara neden olabiliyor. Bunun yanı sıra hareketsiz bir yaşam da karaciğeri olumsuz etkiliyor. Normal kilolu ancak genetik yatkınlığı olan bireylerde herhangi bir risk faktörü olmasa da karaciğer yağlanması görülebiliyor.

Karaciğer yağlanmasına karşı sağlıklı beslenin!
Fazla kilolardan kurtulmak, alkolden kaçınmak veya minimuma indirmek, Akdeniz tipi beslenmek son derece önemli. Gün içinde hareketsiz bir yaşam tarzının da terk edilmesi gerekiyor.
hayvansal yağlar, işlenmiş et ürünleri, tavuk derisi ve sakatatların yanı sıra aşırı karbonhidrat ve şeker tüketiminden kaçınılması,Günlük taze sebze- meyve, beyaz et ve lifli gıdalar tüketmek de gerekiyor. Özellikle karaciğerden toksik maddelerin atılımına yardımcı olduğu için mevsiminde enginar tavsiye ediliyor. Soğan, sarımsak, lahana ve brokoli içerdikleri sülfür ile faydalı.

Şok diyetlerden kaçının!
Tedavide yaşam tarzı değişikliği, sağlıklı ve az yağlı beslenmek, egzersiz ve kilo vermek son derece önemli. Ancak kilo verirken dikkat! Zira hızlı kilo vermek de karaciğer yağlanmasına yol açabiliyor.
karaciğer yağlanması olan bir kişinin mevcut kilosunda yüzde 5 azalma sağlayabilmesi halinde karaciğer yağlanmasının gerilemeye başlayabiliyor ancak;Hızlı ve ani kilo vermekten kesinlikle kaçınmak gerekir. Aksi halde hızlı ve ani kilo kaybı kendi başına karaciğer yağlanmasına yol açabiliyor. Bu nedenle şok diyetlerden, aşırı açlık öneren diyetlerden mutlaka uzak durulması gerekiyor. Bir önemli konu da, egzersiz. Zira egzersiz ve haftada 4 gün en az 30 dakikalık tempolu yürüyüş, karaciğer yağlanmasında önemli bir mekanizma olan insülin direncinin azalmasına neden oluyor. Bu da uzun vadede kalp ve damar hastalıklarından korunmada fayda sağlıyor.

Karaciğer yağlanmasına karşı kahvenin faydası kanıtlandı!
Ve kahve!
yağlı karaciğere karşı bir fincan kahve de çok faydalı.“Kafein, karaciğer yağlanmasına çok iyi geliyor ve iltihabı azaltıyor. Günde bir fincan kahve içenlerin daha az karaciğer yağlanması gösterdiği bir gerçek” Bu konuyla ilgili yapılmış geniş toplumsal çalışmalarda, her gün kahve içenlerde içmeyenlere oranla daha az yağlı karaciğer hastalığı görüldüğü,“Hatta kronik Hepatit C enfeksiyonu, alkole bağlı karaciğer hastalığı olanlarda da kahve içmenin, karaciğer hasarını azalttığı tespit edilmiştir"...

Bu diyetler sağlığınızı tehdit edebilir!Yaklaşan baharla birlikte hızlı kilo vermek isteyenlerin sayısında artış gözleni...
21/02/2014

Bu diyetler sağlığınızı tehdit edebilir!

Yaklaşan baharla birlikte hızlı kilo vermek isteyenlerin sayısında artış gözleniyor. Peki ya doğru diyeti mi yapıyoruz?

“Dünya Sağlık Örgütü kısa sürede hızlı kilo kaybı sağlayan sağlıksız diyetlerden kaçınılmasını vurguluyor. Gerekli sağlık kontrollerinden sonra diyetisyen tarafından hazırlanan; bireyin kilo fazlası, metabolizma hızı, yaşı, cinsiyeti, sağlık durumu ve beslenme alışkanlıklarına göre düzenlenen; haftalık 0.5-1 kg verdirilmesi hedeflenen diyetleri öneriyor”

Yağ yerine kas ve su kaybedebilirsiniz!
Kişiye özel hazırlanmayan, düşük kalorili, karbonhidrat, protein ve yağ içerikleri dengesiz, vitamin ve mineral oranları yetersiz listelerle sağlanan kilo kaybı aldatıcıdır çünkü bu kayıp yağdan değil kas ve sudan olmaktadır. Vücudun kas kaybetmesi ise metabolizmanın tembelleşmesi demektir. Bu yüzden sağlıksız diyetler uygulayanlar normal beslenmeye geçtiklerinde verdikleri kiloları fazlasıyla geri alırlar.

Sağlıksız zayıflamaya yol açabilecek diyetleri 3 başlık altında toplanacak olursa;

YÜKSEK PROTEİN İÇEREN DİYETLER

Yüksek protein, düşük karbonhidrat ve yüksek yağ içeren diyetler ilk etapta hızlı kilo verdirdiği için tercih edilir. Sağlıklı bir beslenme programında günlük kalorinin en az %50’si karbonhidrat kaynağı besinlerden gelmelidir. Bu oranın %40’ın altına düştüğü diyetlerde birçok sağlık sorunu yaşanabilir.

Diyetin su ve elektrolit dengesinde sebep olduğu bozukluk;
* kalsiyum ve sodyum atımında artışa
* böbrek taşlarına
* hipertansiyona
* osteoporoza
Diyetin yağ oranındaki yükseklik;
* hiperlipidemiye (kan yağlarının yüksekliği)
* kalp damar hastalıklarına
* hipertansiyona
* karaciğer yağlanmasına
* safra kesesi taşlarına
Diyetin yüksek protein içeriği;
* böbrek yükünün artmasına
* guta
* asabiyete ve öfke kontrol sorunlarına
Diyetin yetersiz posa içeriği;
* sindirim sistemi sorunlarına
* kronik kabızlığa
Diyetin düşük karbonhidrat içeriği;
* zihinsel bulanıklığa
* dikkat dağınıklığına
* uyku sorunlarına
* B grubu vitaminlerin yetersizliğine
* sinir sisteminin hassaslaşmasına
* depresyona sebep olabilir.

ÇOK DÜŞÜK KALORİLİ DİYETLER (ÇDKD):

Kişinin kalori gereksinimi dikkate alınmaksızın hazırlanan diyetlerdir. Maksimum günlük 500-800 kcal. içerirler. Gerekli besin öğeleri, vitaminler ve mineraller yeterli miktarlarda alınamadığından birçok sağlık sorunu ortaya çıkar.

ÇDKD uygulayanlarda görülen kilo kaybı kesinlikle yağdan değil vücut suyundandır. Dolayısıyla kas kaybı metabolizmanın da tembelleşmesine sebep olur. Bu tür diyetleri uygulayanlarda %20’lere varan metabolik tembelleşme görüldüğü bildirilmektedir. Bu da kişilerin verdikleri kiloları daha hızlı ve kolayca geri almalarına sebep olur.

ÇDKD’lerde kısa vadede baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik, yorgunluk, uyuşukluk, Bulantı, kusma, kabızlık, soğuğa hassasiyet, kuru cilt, saç-tırnak dökülmeleri ve kırılmaları; mineral ve elektrolit dengesizliği, ağız içi yaralar görülebilir.
ÇDKD’lerde uzun vadede ise kalp ritminde bozukluk, tansiyon dengesizliği, kansızlık, adet düzensizliği, böbrek taşları, bağışıklığın zayıflaması sebebiyle sık ve ağır geçen hastalıklar, kemik erimesi, vitamin ve mineral yetersizliğine bağlı sistem rahatsızlıkları görülebilir.

LAKSATİF VE DİÜRETİK ETKİLERİ OLAN BİTKİSEL ÜRÜNLER ve İLAÇLAR
Bu tür ilaçlar uzun süre kullanımı vücuttan su ve elektrolit kaybına bağlı olarak; özellikle hayati önem taşıyan potasyum, kalsiyum, magnezyum ve fosfat minerallerinin kan seviyelerinde düşüklüğe; var olan kalp ve kas bozukluklarının şiddetlenmesine neden olabiliyor. Hatta bazen bu durum geri dönüşsüz sağlık sorunlarına bile getiriyor. Aynı şekilde hazır toz içecekler de sadece diüretik etki gösteriyor.

Address

Yasemin Sokak No 10
Izmir
35320

Telephone

+902322397050

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when FİT35 Studio posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to FİT35 Studio:

Share