17/03/2019
“– Niçin kaçıyorsunuz? dedim.
– Efendim düşman! dediler.
– Nerede?
– İşte! diye 261 rakımlı tepeyi gösterdiler. (Gerçekten de Teğmen Tulloch komutasındaki bir Anzak müfrezesi elini kolunu sallaya sallaya yaklaşmaktadır)
– Düşmandan kaçılmaz, dedim.
– Cephanemiz kalmadı, dediler.
– Cephaneniz yoksa, süngünüz var, dedim. SÜNGÜ TAK, YAT!
Bu olayı gören Teğmen Tulloch, Mustafa Kemal'in askere ateş açtıracağını düşünmüş, o da müfrezesini yere yatırmıştır.
Mustafa Kemal “Kazandığımız an bu andır.” der..
19. Tümen'e bağlı bulunan 57. alay 25 Nisan sabahı Anzaklar’ın hücumunu Conkbayırı bölgesinin hemen altındaki Kılıçbayırı’nda karşılamıştır. Alay aynı tümen kuruluşunda bulunan 72 ve 77inci Alaylar yetişip, Kocaçimen ve Kabatepe üzerinden taarruza geçinceye kadar, Arıburnu çıkarma sahasını ve buraya boşaltılan bir tümen kıymetindeki kuvveti, denize açık sırtlarda ve ağır donanma topçusu ateşi altında 27. Alay (bu alay 9uncu Tümen kuruluşuna bağlıdır ve sabah saatlerinde düşmanla ilk teması kurmuştur. zaiyatlı, cephanesi az, birlikleri dağınık ve eratı yorgundur.) ile birlikte tespit etmiştir. Alayın bu hareketi, Anzak kolordusu kuvvetlerinin Conkbayırı-Kocaçimentepe bloğuna çıkmasını ve bu blok üzerinden Mal tepesi istikametine sarkmasını önlemiş, bu sayede hem Çanakkale müstahkem mevkiin boğazı kapayan ağır topçusunun hem de Seddülbahir'de güçlerinin çok üstünde bir düşmanla karşı karşıya gelmiş bulunan 9. tümen'in 25 ve 26ıncı Alaylarının kuşatılmasını önleyerek Çanakkale Savaşları’nın kaderini değiştirmiştir. Bu alayın ve alayın başında bizzat bulunan 19. tümen komutanı Mustafa Kemal’in inisiyatif kullanma cesareti mevcut olmasa idi, 27inci Alay bir kolordu kıymetindeki Anzak kuvvetleri karşısında yalnız kalacaktı. Desteği olmadığı ve mevcudu sınırlı olduğu için kıyılar hattında dağılan bu kuvvet Kocaçimentepe platosunda hakimiyet kuramayacak, düşmanın Kocaçimentepe platosuna ulaşması halinde 19uncu Tümen Boğaziçi kıyılarına atılarak harekat yeteneğinden yoksun bırakılacak, Maltepe düşecek, bu tepenin düşmesi ile önü açılan düşmanın savunmanın arkasına sarkması ile Seddülbahir'de savaşan alayların ikmal hatları kesilecek, önlerindeki bir orduya yakın kuvvetle destek ve ikmalden yoksun karşılaşan bu iki alayın direnişinin kırılması ile müstahkem mevkiin kilidi Alçıtepe düşecek, müstahkem mevki topçusunun susması ile Çanakkale Boğazı ve İstanbul kaybedilmiş olacaktı.
Mustafa Kemal'in "Ben size taarruz emretmiyorum ölmeyi emrediyorum" sözüyle gözünü kırpmadan düşmanın üzerine yürüyen 57. Alay ve diğer birliklerin katıldığı taarruzla ilgili İngiliz Subay General Hamilton'ın "Gebe dağlar Türk doğurmakta devam ediyor." sözü de o yıllarda Türk askerinin ortaya koyduğu mücadeleyi akıllara kazıdı.
Bu kahramanların anısına o günden bu yana Türk Ordusu’nda 57. Alay bulunmamaktadır.
Tüm şehitlerimiz nurlarla uyusun..
104. Yılında Çanakkale Zaferi kutlu olsun..