Üç Pas Yorum

Üç Pas Yorum Merhaba ben Turgut! Uzun okumayı sevenler için, sahayı kelimelere döküyoruz.... Sayfama Hoşgeldiniz,

Ben Turgut Soysal… Endüstri mühendisiyim. Turgut Soysal

Hayat boyu amatör sporcuyum.

İstanbul Erkek Lisesi okul takımlarında hem futbol, hem Voleybol oynadım.

1970 – 1971 yıllarında Gençler Türkiye Sutopu Şampiyonu takımın oyuncusuydum. 1 kere Genç Milli Takımda yüzdüm.

1971 – 1979 arası Üniversite sırasında Avusturya’ da amatör basketbol oynadım, antrenörlük ve hakemlik yaptım.

1980 yılında Türkiye’ de ilk defa yapılan gayri federe Windsurf şampiy

onası birincisiyim. O seneler İstanbul boğazında Arnavutköy – Kandilli arası poyraza ve akıntıya karşı çok surf yaptım. Şimdi yasak.

2000 yılı sonrası 5 yıl süre ile, 2 kere Türkiye Erkekler Voleybol Şampiyonu olan kulübün Yönetim Kurulu üyesiydim. Kötü kayak yapabilir, kötü tenis oynayabilirim. İyi yelken, çok iyi surf yaparım. Uzun mesafe motosiklet kullanırım. Neslihan Demir’ in ilk defa bir milli takımlar turnuvasında sayı kralı olduğundan beri kadın Voleybol takımlarımızın başarılarını, kısmen yurtdışı turnuvalarına da giderek izliyorum. En centilmen, en dopingsiz, sürekli başarılı, ülkemizin ve kadınlarımızın en iyi temsilcisileri.

2021 yazında milli takımın VNL, Olimpiyat ve Avrupa şampiyonasındaki seri başarıları nihayet geniş çevrelerce fark edildiği için, Türkiye Ligi dünyadaki en önemli voleybol liglerinden biri olduğu için mutluyum. Bu aralar aktif sporculuğum trecking, yelken, denizde yüzme ve motosikletle devam ediyor.

​Keyifli okumalar diler, katkılarınızı her zaman beklerim.

FİNALDEYİZ....Türkiye 3-0 Sırbistan25-20  25-19  25-20Her maç yükseliyoruz. Bugün güzel oynadık. Sırbistan karşılık vere...
05/09/2026

FİNALDEYİZ....
Türkiye 3-0 Sırbistan
25-20 25-19 25-20

Her maç yükseliyoruz. Bugün güzel oynadık. Sırbistan karşılık veremedi... 2023 şampiyon olurken Vargas + Ebrar’lı takımlaydık, 3-2 kazanana kadar zorlanmıştık. Bu kez Sırbistan ve Terzic doğrusu zayıf kaldılar.

Terzic zayıf kaldı, çünkü yaz sezonu takımını iyi hazırlayamamış. Sonra sahada da zayıf kaldı, gereksiz, saatler süren çocukça, haksız bir itirazla ezik duruma düştü. Oyuncuları onu susturmaya falan uğraştı. Sayıyı zaten vermişsin, hakemin, sayıyı neden verdiğine dair “blok sayısı Türkiye” diyeceğine “Sırbistan 4 pas yaptı” işaretine bu kadar sığınma hocam. Sayı her durumda rakibinin. Yapma, hakemi ve rakibi etkkilemek için de yapma.

Ne hakem etkilendi, ne de Türkiye. 2019 da Zerzic ve hemen arkasından Guidetti tarafından kenardan felç edilip Sırbistan’a 3-2 yenilen Türkiye değil sahadaki. Kimse oralı olmadı, istifini bozmadı.

Sırbistan zayıf kaldı. Çünkü Boskovic yaz tatilinde Eda gibi kendini hazırlamamış, vasat bir pasör çaprazı gibiydi sahada. Tijana Boskovic gibi değil.

Sırbistan zayıf kaldı. Çünkü 42 yaşındaki Ognjenovic’in böyle bir maçta savaşacak fizik gücü, mental direnci kalmamış. Gelmese daha iyi olurmuş. Umarım yarın bronz maçında daha iyi oynar, bu performansla veda etmez.

Sırbistan zayıf kaldı, çünkü pasöre giren Mirkovic zayıf kaldı. Son set onun blokundan bizim smaçörler de nihayet daha rahat sayı ürettiler.

Esas Sırbistan zayıf kaldı, çünkü en önemli ve korktuğumuz silahları Zeren yıldızı Uzelac’ı durdurup kenara çıkarttık. Servislerimizle hırpalayıp bozduk, bloklarımızla kenara gönderdik.

Ancak son set sahaya döndüğünde iş yapmaya başladı ve doğrusu hafif gerildik. Fakat açılan ara ve takımımız daha fazla ritme girmelerine izin vermedi. Terzic ondan faydalanmayı bilemedi.

Sırbistan zayıf kaldı, çünkü servis baskımızla başa çıkmayı, etkili oyun kurmayı beceremedi. Sadece Vargas servisleri değil, her oyuncumuzun servisleri bugün çok hesaplı, güçlü ve etkiliydi.

Sırbistan zayıf kaldı, çünkü orta oyuncular mücadelesinde Kurtagic, Popovic, sahada parlayan Eda ve Zehra karşısında tutunamadılar, nerdeyse yok oldular.

Vargas, Boskovic’den çok üstündü.

Sırbistan pasör ve libero pozisyonlarında da geri kaldı. Özetle inanılmaz ama, her noktada üstündük.

Bazı özel noktalar....

Servis baskımız... Uzun, arka çizgiye yakın, yüksekten inen servisler. İlk 2 set özellikle Boskovic’in ters köşesine. Sırbistan manşetçileri ve pasörleri bu servisleri çevirip Boskovic’İ ısıtacak pas kalitesi üretemediler. Boskovic bolca sistem dışı topla uğraştı, karşısında hatırı sayılır bloklarla. Ve oyundan düştü.

Set1, Boskovic 3/8 atak, 2 hata, 1 bloklanma, net %0.
Set2 5/14 atak, 3 hata, 3 bloklanma, eksi 1/14 = net eksi %7.
Set3 4/13, 2 bloklanma, net %15.
Toplamda 12/35, 11 hata, net %3.

Diğer tarafta Vargas toplamda 15/33, 5 hata, 10/33 = net %33.

Aynı servis baskısı ve manşet sıkıntısı Sırbistan ortalarının da maça girmesini engelledi.

Zehra + Eda 16/28, 3 hata, net %46. 5 blok, 1 ace, toplam 22 sayı.

Kurtagic + Popovic 5/10, 2 hata, net %33, 4 blok, toplam 9 sayı.

Orta maçını 22 – 9 kazanınca, maçı başkasının kazanması zaten mümkün değil. Takım oyunun sonucu ortadan oynayabilmek.

Eda Erdem’e yine özel paragraf. Getirdiği tek ayak aktivitesi o derece etkili ve önemli bir atak opsiyonu yaratıyor ki,. Bazen direk ilk atakta ordan sayı alıyoruz, bazen uzun rallilerin son sayısı yıkıcı bir şekilde Eda’nın tek ayağından geliyor. Bugün blokun hemen arkasına tek ayak atağı da sezonu açtı.

3 setlik maçta yorulma emarelerini izledik. Ralli sonunda yerde birkaç saniye de olsa ihtiyacı var ki, kullanıyor o yatma imkanını. 39 yaşında bu hızlı mücadele, kolay değil.

Üçpas Yorum Maçın Oyuncuları: Tekrar Eda Erdem ve Zehra Güneş.

Ortada Sırbistan yıldızı Kurtagic, yoktu sanki. Sakat Aleksic’e geçmiş olsun diyelim, bugün burada olsa, birşey değişirdi düşüncesinde değilim.

Servisler....

Biz servis karşılarken hiç sayı vermedik. Muhteşem. 50 topta %56 pozitif, %36 mükemmel. 6 ace sayımız var. Servis atarken hatamız 7.

Sırbistan 66 karşılamada 6 hata, %35, %11. Ace yok. Servis hatası 11.

Servis ve servis karşılama böyle olunca, orta oyunun çalışması, daha çok sistemli atak, herşey buradan başlıyor. Sırbistan’a karşı bu temel yetkinliklerde bu derece öne çıkmamız, ilerliyoruz...

İyileştirmeye açık alanımız halen dış smaçör ataklarımız. Her ne kadar sistemli paslar o kanala akmıyorsa da, sistem dışı toplardan biraz daha skor çıkarabilmek final maçında kritik artı sağlayabilir.

Hande ve İlkin’in servis, servis karşılama, blok ve defans faaliyetlerine diyecek birşey yok. Bugün sahadaydılar, değişmeleri gerekmedi, takımın oyunu karışmadı.

Gizem Örge, her zaman olduğu gibi maçın önemi mi artıyor, Gizem’in performansı artıyor.

Elif Şahin de bazı paslarının ayarını biraz daha düzeltebilir umarım final maçında. Onun dışında olabildiğince orta oyuncu atağı, geri saha atağını desteklemesi, Vargas’a sıcakken seri sayılar aldırması ve kendi ikinci pas atakları, bugün hatırı sayılır 4/5, bazıları çok güzel dokunuşlar olmak üzere.

Son maçların kritik noktaları olarak bahsettiğimiz Eda Erdem’in katılışı etkisini belirgin şekilde gösterdi. Diğer bahsettiğimiz kritik nokta İlkin performansıydı. Bugün İlkin sahadaydı. Smaçör atak yüzdesi dışında tüm göstergeleri pozitifti. Bu şekilde takım, takım olarak sahadaydı.

Yarın her kimle oynuyor isek, Eda Erdem maddesini artık saymıyoruz. Bugün itibariyle gördüğümüz kritik noktamız, dış smaçöre gelen zor toplardan biraz daha sayı çıkarmak.

Rakibin kim olduğunu henüz bilemediğimiz için özellikle ona yönelik birşey diyemiyoruz. Belki ilerleyen saatlerde değinebiliriz.

Yarı finali muhteşem bir şekilde, uzatmadan, gereksiz yorulmadan geçtik. Tebrikler takıma ve hocalara, tüm emeği geçenlere. Elinize sağlık olsun. Yarın için başarılar ve iyi şanslar diliyoruz.

İstatistik ve Fotoğraflar: CEV

PS: Maçın büyük ekrandan izlendiği Söğütlüçeşme istasyonundaki kalabalıklardan güzel fotoğraflar geldi ama kişiler tanınabildiğinden, özel hayatı koruma prensibiyle yayınlamıyorum. 😊 Siz gözünüzün önüne getirebilirsiniz yaşananları.

ALMANYA’YI GEÇTİK, YARI FİNALDEYİZ....Türkiye 3-1 Almanya25-18   22-25   25-18    25-22 Çok kolay olmadı, kolay maç kalm...
03/09/2026

ALMANYA’YI GEÇTİK, YARI FİNALDEYİZ....
Türkiye 3-1 Almanya
25-18 22-25 25-18 25-22

Çok kolay olmadı, kolay maç kalmadı. İkinci set hariç skora hakim olmayı ve maçı almayı bildik. Artık 4 büyükler yine finaldeyiz. Türkiye – Sırbistan, Polonya – İtalya...

Emeği geçen herkesi kutluyoruz.

Akış ve notlar...

İlk set çok iyiyiz. Artık hep böyle olmak zorundayız.

İkinci setin başından itibaren çok kötüyüz. Almanya 8-2 öne geçiyor. Sonlara doğru ayaklanıyoruz, anca arayı kapatıyoruz, seti çevirmeye yetmiyor. Vargas tüm set 1 sayıyle bitiriyor. Bizde ikinc set sendromu var herhalde.

Üçüncü seti öne geçip rahat alıyoruz, Vargas üzerine oynuyoruz, eli ısınıyor. Servis sayılarıyla rahatlıyoruz.

Dördüncü set atak yine Vargas’a emanet. Seti 24-19 alıyoruz. Video kontrolde son sayıyı alan Eda’nın birkaç saniye önce elinin fileye deydiği belirleniyor. Bitti derken 90+ lara giriyoruz, Almanya arayı kapatıyor, takım ve salon geriliyor, ama 22 den fazla sayı vermiyoruz.

VNL ilk haftası Çin maçında Defne’nin ikinci bloğuyla ikinci seti bitirişinden sonra, video kontrolde Kisal’ın fileye dokunuşunu, sete tekrar başlayıp oradan seti (maçı değil) verdiğimizi hatırlıyorum, bence çoğumuz ve oyuncular da hatırlıyor.

Benzer birşey maç sayısında karşımıza çıkıp, devamında Almanya açılmış arayı kapatınca stres oluyoruz. 25-22 maçı bitiriyoruz. Herkesin birkaç saniye başları ellerin arasında.

Kolay değil, sonlara gelen her takım dirençli. Almanya bizi özellikle defansıyla zorladı. Çok top çevirdi, bizse bayağı bir topu kafamızı eğip dışarıda diye bıraktık, epey sayı verdik.

İlk setten ikinciye geçişteki (başka türlü açıklaması olmayan) mental düşüş dışında, özellikle İlkin’in çıktı indisi vardı.

İlkin ilk sette mükemmeldi. 5/7, sıfır hata, %71 net atak, 2 blok, 6 topta 1 hata, %50- %33 karşılama. Tamamıyla mükemmel.

İkinci sette 3 topta 2 mükemmel, %67 karşılama devam, ama birdenbire 0/6 atak, 2 hata. Yani -2 atak performansı. Neden bilemedik. Maçlar kritikleştiği için Santarelli bu defa oyuncu değiştirdi. Derya geldi.

Derya ilk anda atağa hareket getirdi, maçın sonuna kadar sahada kaldı. Toplam performansı sıkıntılı bitirdi. Karşılama 9 topta 1 hata, %11 pozitif, %0 mükemmel karşılama.

Servis karşılamada aksaması oyunda kendi özgüvenini de, takımın organize atağını da düşürüyor. Derya Cebecioğlu’nu yıllardır düzeltmediği servis karşılamasıyla emekli edeceğiz. Veya THY’de yeni hocası, Guidetti’nin yıllarca yapmadığını yapacak ve bu konuyla ciddi şekilde ilgilenecek.

Maçın toplam rakamlarına bakınca, sahada yer alan 4 dış smaçörün en iyi atak istatistiği İlkin’de kaldı. Ama hoca ikinci set 0/6 dan sonra İlkin’İ zorlamadı. Söylemiş olalım. Önümüzdeki 2 gün, “oynayan” İlkin’e ihtiyaç var. Bu kez başlamalı ve devamını getirmeli.

Smaçörlerin kısaca atak istatistiklerini yazalım, Hande 5/16, İlkin 5/13, Derya 5/18, Saliha 1/5. İkinci setteki 0/6 ya rağmen toplamda en iyi İlkin. Bu benim için umut ışığı. İkinci seti unutalım, ilk seti maça yayalım. Beklentimiz böyle.

Maçı Vargas ve Eda’nın break sayılarıyla aldık. Vargas’ın 26 sayısının 12 si, bizim servislerimiz sırasında alındı, zaten 5 i kendi servis sayısı. Eda’nın ise 22 sayısının 9 u break sayısı.

İkinci setin kaybında Vargas’ın alışmadığımız 8 atakta 1 sayı, 2 bloklanma, 2 direk hatası var. Hiç alışılmamış. İlkin ve Vargas ikinci set beraberce oyundan düşünce, hep beraber seti verdik. Nedenleri anlaşılmalı ve tedbiri alınmalı.

Bunun dışında Almanya aslında bize skor olarak yanaşamadı. Hep son iki maçı düşündüğümüz için performans düşüklükleri aklımıza takılıyor. O günlere geldik, artık “iyileştirme” alanlarıyla uğraşılmayacak, ne varsa ortaya konulacak.

Vargas’ın blokları iyileşti. Yüksekti, sayı da gelmeye başladı. Vargas 4, Eda ve Zehra 3 er blok sayısı. Eda bloklara başlamış oldu.

Cansu ikili değişiklik değil, Elif’i yedekleyerek oyuna giriyor. Arka sıradan başlayarak, bugün son set ön sırayı da oynadı. Sahaya, turnuvaya ısındı. İhtiytaç olacaktır.

Son dönemece girdik. İyi bir dinlenme ve Sırbistan'a, Boskovic, Uzelac, Kurtagic gibi isimlere odaklanma zamanı.

Milli takımımıza son 2 maçta başarıolar ve iyi şansler diliyoruz.

İstatistik ve Fotoğraflar: CEV

- Vargas + Zehra: Geçit zor, Zehra Alsmeier’i blokluyor.
- Ortadan atağı forse ediyoruz. Rakipler farkında.

PS: Sinan Erdem’e tebrikler, her gece full house.
Biraz da kritik. Bizim maçlar dışında maalesef benzer bir ilgi yok. Keşke o maçlara özel teşvik, grup, okul, uygun fiyatlı organizasyonlar olsaydı. Çek Cumhuriyetindeki Sırbistan – Yunanistan maçında bayağı seyirci vardı. Oradan dikkatimi çekti.

PS2: Maalesef yine kötü bir diz sakatlığı, Yunanistan takımında, Sırbistan maçında. Yine dış müdahalesiz. Çok üzücü, geçmiş olsun, kolay gelsin diyoruz. Birileri nedenleriyle ilgilense iyi olacak... Bilenler benim nedenleri hakkında tekrarladıklarımı bilir. Tedbirini alacak gücümse kesinlikle yok.

NİHAYET TAKIM TAMAMLANDI...Türkiye 3-0 Azerbaycan25-14   25-16   25-22Son 2 maçtır 2 sıkıntıdan bahsediyoruz. İlkin düşü...
01/09/2026

NİHAYET TAKIM TAMAMLANDI...
Türkiye 3-0 Azerbaycan
25-14 25-16 25-22

Son 2 maçtır 2 sıkıntıdan bahsediyoruz. İlkin düşüş yaşıyor, geri gelmeli. Tek ayak ve orta atak aksıyor, Eda Erdem bekleniyor. Bu maddeler tamamlandı. Bugün yukarı doğru güzel bir adım attık.

Eda Erdem paragrafı...

Eda Erdem maça girdi, maçın ilk pası Elif’ten sağ kanada Eda’ya tek ayaklık. Eda’dan rüzgar gibi atak, net sayı. Maçın ilk sayısı, kaç maçtır eksikliğini hissettiğimiz, Vargas arkadayken sağ kanattan etkili olamadığımız opsiyon. O andan maçın sonuna kadar hep faaldi artık.

Orta ataklarımız Eda 9/16, net %56, Zehra 8/12, net %67. Toplam 17/28, net %61. (Yüzdeler yüksek ama, memnuniyetle yükselebilir.)

Net diyorum, çünkü bu atakların hiçbiri bloklanmadı, hiçbirinde direk hata yapılmadı. Bu nedenle net efektif.

Eda’nın repertuarındaki paralel, çapraz ve ortaya tek ayak plaseyi gördük. Bloğun hemen arkasına plaseler engellendi, ralli devam etti. Onlar da gelecektir muhakkak.

Diğer gelecek olanlar blok sayıları. 3 aydan sonra ilk maç, Eda’dan blok sayısı izlemedik. Normal değil, sadece 1 maç kadar erken. Kenar oyuncuyla blokların arası açık kalankar oldu.

Bugüne kadar bekletilmesinin mutlaka hesabı, nedeni vardır. Hoşgeldin kaptan, içimize su serpildi, orta atağımız güçlendi, yedeklendi.

Eda Erdem paragrafı sonu...

Ortadan devam edelim. Zehra yükselişini sürdürüyor ve bugün bu aralar görmediğimiz erken sıçramalı ataklar piyasaya çıktı ve çok etkili oldu. Yani önce Zehra sıçramayı başlatıyor, sonra Elif ona sert bir pas atıyor ve topun yükselişine vuruluyor.

Dar sahada 2-3 kez izledik bu ataklardan, hepsi net sayı oldu. Bir kez 3-4 metreden jet pasa süper atak izledik. Zehra turnuvanın en iyi performansında idi, hem atakta hem (4) blokta.

Atak dağılımı, ortadan 28, Vargas’tan 25 + Derya’dan 3, yani pasör çaprazı pozisyonundan 28, Hande 25 + İlkin 18, dış smaçörden toplam 43.

Vargas’ın üzerine yığılmamak, olabildiğince ortadan oynamak, istediğimiz kurgu.

İlkin çok yüksek yüzde yakalamadı ama oyundaydı. Ben önde arkada buradayım dedi. İki numaralı tedirginliğimiz ortadan kalkıyor.

İlk set Hande bir vites geri takmıştı, ikinci set devreye girdi. Hande 10/25 %40, 5 hata, net %25. Karşılama 24 topta 1 hata, %54 pozitif, %29 mükemmel.

Vargas hem geçen maç, hem bu maç biraz idareli oynuyor izlenimi ediniyoruz. Bence mahsuru yok. İş Almanya’yı geçtikten sonra ciddileşecek. 12/26 atak, %40, 5 hata, net %27. 1 blok, 2 ace. 27 rakamı Vargas için düşük.

Bugün güzel toplar ortaya, hatta smaçörleri beslemek için sol tarafa atılınca, toplam aldığı paslar içinde Vargas’a biraz sistem dışı zor toplar kaldı. Yüzdeye tesir etmiştir.

Santarelli (Gizem’in sakatlık sıkıntısı geçti diye mi) Eylül’ü tekrar smaçör formasıyla sahaya aldı ve her set İlkin’i arkada dinlendirdi, defansı güçlendirdi. VNL’den beri oturmuş düzene dönüldü.

Son sete Cansu ve Derya ikili değişiklikle girdiler. Hızlı bir ilk top girişinden sonra Derya 1/3 te kaldı. Cansu Derya’yı düşündü ve ona oynadı. Keşke kendine ve takıma güven verebilse, Vargas’ın kenara alındığı anlarda o pozisyonun oyuncusu (Ebrar da olmadığına göre) Derya.

Henüz istikrarlı değil, belki aranın açıldığı 2. sette daha fazla süre alabilirdi. Ama biliyoruz hoca giriş çıkışları sık yapmıyor.

Cansu maçın son bölümünde oyundayken, manşetlerimizin gevşemiş, dağınık haline denk geldi, uğraştırdılar onu.

Belli süre plase kabul etme günü yaşadık, maç ilerledikçe toparladık.

Servislerimiz iyi, karşılamamız da. 2 hata, %55 pozitif, %34 mükemmel.

Takımın gerisi ve oyunu çalışıyor. Kritik maçlara girerken kritik noktalarımız yukarıdakiler, trend iyi.

Çarşamba günü daha önce geçtiğimiz Almanya ile tekrar karşılaşacağız. Alsmeier, Weitzel, servisleriyle Grozer’e dikkat. Almanya, Belçika tarafından 3-2 lik uzun maçta epey hırpalandı. Bugünkü resimde favori millilerimiz.

Takımı ve teknik ekibi kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz. Yükselişe devam...

Üçpas Yorum Maçın Oyuncuları: Zehra Güneş ve Eda Erdem

Fotoğraflar ve İstatistik: TVF

PS:
Almanya maçında Belçika’lı smaçörün muhtemel diz bağı sakatlığı maalesef hepimizi üzdü. Hiçbir dış müdahale olmadan. Bu vukuat tekrarlanıyor. (Karmen Aksoy)...

Bugün bol tören vardı yine. Akdeniz takımımız kutlandı. Azerbaycan’lı Polina Rahimova milli takımından çiçeklerle uğurlandı. Azerbaycan koçu ülkemizdeki katkıları için teşekkür plaketi aldı.

01/09/2026

Dördüncü seti kazananın 5. sette düşmesi fenomeni yinelendi.

Almanya 3-2 Belçika

Azerbaycan'ı geçip Almanya'yla tekrar kapışma yollarındayız...

AKDENİZ OYUNLARINDA ŞAMPİYONUZTürkiye 3-0 İtalya 25-22  26-24  25-19İtalya'nın Taranto şehrinde, güçlü finalist ev sahib...
01/09/2026

AKDENİZ OYUNLARINDA ŞAMPİYONUZ
Türkiye 3-0 İtalya
25-22 26-24 25-19

İtalya'nın Taranto şehrinde, güçlü finalist ev sahibine karşı, 2800 seyirci önünde, Akdeniz oyunları takımımız set vermeden finali aldı.

Tebrik ediyoruz. Çok şahane.

Maçın istatistiklerini ve sadece sayıları gösteren sıkıştırılmış özetini inceledikten sonra değerlendirme yapıyorum.

Bu maçı oynayan rotasyonumuz, turnuvaya giden kadromuz içinde daha gençler değil, daha deneyimli olanlardı.

Smaçörler 27,28 yaş, Tuğba ve İdil Naz, pasör Dilay ve Berka Buse, hem gençler, hem A milli takımda oynadılar, Begüm Kaçmaz genç İtalya deneyimli, libero Simay, geri kaldı Beren Yeşilırmak, genç milli takımlar deneyimli.

Beren 21 yaşında, henüz Sultanlar liginde veya yurtdışında sahada süre almıyor. Ama U 17 lerden beri genç milli takımların gediklisi ve sayı makinesi. Hoca Defne ve Aylin yerine, Beren'i tercih etti ve karşılığını aldı. Beren 18 sayıyla skor yükünü taşıdı. Tebrik ediyoruz.

Beren'in ileri yönelik dış smaçör pozisyonuna kayması başta kendisi için çok yerinde olacak.

Takımın deneyimi, geriye düşünce veya öne geçince hiç istiflerini bozmadan devam etmelerinde izleniyor. Bu konuda tüm takımlarımız ve oyuncularımız 5 sene geçmişle karşılaştırırsak muhtemelen geri dönülmez bir yetkinlik edindiler.

İkinci seti 24-18 den gelip alan muhtemelen olmazdık, 24-18 den veren olabilirdik. Bu defa İtalya ikinci set kilitlendi. Bence o seti versek de maçı alırdık.

İki set Defne ve Arelya ikili değişiklikle sahaya girdiler, her 3 set Liza Safronova etkili servisleriyle orta oyuncuların yerine servise girdi ve maç sayısı biri ace olmak üzere onun servisleriyle geldi. Liza, smaç vurmadan öne doğru hızlı hareketle geliştirdiği yere paralel servisiyle rakiplerini hep zorluyor ve çok az servis hatası yapıyıor.

Acaba İtalya kadrosunun profili nasıl diye ilk 7 lerini inceledim. Acaba çok genç bir takım mıdır? Hayır bizim takıma çok denk bir karma karşımıza çıktı. Yani rakip çok zayıf bir katılımla mı gelmiş sorusu ortadan kalktı.

Dilay Özdemir, turnuva için birkaç gömlek üstün bir pasör olarak göze çarptı. Onun Akdeniz oyunlarına gelmesi takım için kilit katkı. Muhtemelen her oynadığı ortamda böyle devam edecek. Çok yüksekte, çok teknik, atletik, zeki ve altyapısı sağlam.

Gençten gelen oyuncularımız mutlaka sahada süre alabilecekleri takımda olmalılar, dünyanın neresinde olursa olsun.

Akdeniz milli takımımız, A takımdan U17 ye kadar her turnuvada ön sıralarda boy göstermemizin tesadüf olmadığının altını çizdi, altınla dönüyor.

Takım ve teknik ekip, hoşgeldiniz, hepimizi gururlandırdınız.

İstatistik ve Fotoğraf: TVF

BUGÜN YENİLGİNİN TADINA BAKTIK...Türkiye 2-3 Polonya 25-15   21-25   22-25   25-16  10-15İyi oldu. Yenilince eksikler da...
29/08/2026

BUGÜN YENİLGİNİN TADINA BAKTIK...
Türkiye 2-3 Polonya
25-15 21-25 22-25 25-16 10-15

İyi oldu. Yenilince eksikler daha bir göze çarpar. Takım şampiyonluk dönemecine hazır mı, neler tamam, neler eksik halen o gözle bakıyoruz. Çünkü istikrarlı iyi oynar hale gelemedik. Finalleri oynayacak formdaki ilk 7 yi halen göremedik.

İlk rakip Azerbaycan, sonra (muhtemelen) Belçika... (Muhtemel) Sırbistan maçından önce eksik tamamlanabilecek son 2 fırsat var önümüzde.

Polonya maçına baklaım....

İlk set boyu, istediğimiz oyunu sahaya koyuyoruz ve seti açık farkla alıyoruz. 10-4 öne geçiyoruz. Ara hiç kapanmıyor, açılıyor. 25-15 bitiyor. Hep böyle gidebilsek...

12-6 da Polonya koçu Lavarini katkı veremeyen Stysiak’ı çıkarıyor, yerine yaz başı VNL ilk haftasının sayı kraliçesi, Beşiktaş’tan Kuzeyboru’ya geçen Julia Sczcowanski’yi oyuna alıyor. VNL de sonraki haftalar takımlar tamamlandıkça Julia sıralamada geri düşuyor. Stysiak 155, Julia 104 sayıyla bitiriyor VNL’i.

Bu turnuvada bizim maça gelene kadar sadece 13 sayıya imza atmış. İlk set 12 de girip 5/9 sayı, %56, ama 3 hatayı düşersek 2/9, net %22. Olacakları farkında değiliz. Julia birazdan hayatının maçını oynayacak, 4 maçtaki 13 sayısına 26 daha katacak ve Polonya Türkiye’yi yenecek.

23/42 atak, 2 ace, 1 blok. Sonunu bilerek yazmak kolay, ilk seti bittiğinde kimse ona dikkat etmiyordu. Edene kadar tutulamaz hale geldi.

Bugünkü maçın sonucuna etki eden faktörler, Vargas kendine göre düşük kalırken rakip çaprazın önlenemeyen performansı, İlkin Aydın’ın oyun ilerledikçe oyundan düşüşü ve yerini doldurmakta zorlanmamız, Jack-Kisal’ın düşük yüzdesi ve ortadan oyunu yeter derece kullanamamak.

Turnuva başından beri istikrarlı giden İlkin nedense son 2 maçtır düşüşte. Bunun nedeninin çözülüp İlkin’in tekrar takımı tamamlaması kritik önem taşıyor. Fransa’yla yapılan hazırlık maçları dahil yatırım yaptığımız, diğer oyuncuları ihmal edercesine kenarda bıraktığımız 7 de İlkin var.

İlkin 3. set ortası kenara çıktı. Ayağına bir darbe aldı, onu ne kadar etkiledi bilmiyoruz.

İkinci set Polonya 5-10 önde. 15-16 da 1 farka kadar yaklaşıyoruz. Sonra ara yine açılıyor. Artık rakip Julia ne yapsa oluyor bölümlerindeyiz. Vargas’ın topları ise çevriliyor veya dışarı kaçıyor.

Üçüncü set Polonya yine fark inşa ederek başlıyor. Moral bozan, bir türlü toparlanamadığımız bir akış. 7-12 de Polonya 5 sayı fark yakalıyor, İlkin yerine Derya giriyor. 16-21 de halen 5 sayı. Sonra Hande’nin katkılarıyla kapamaya başlıyoruz ama atı alan dereyi geçiyor. 22-25.

Dördüncü sette 5-0, 10-4, 15-10, 20-14 önde gidiyoruz. Hande 4/7, Vargas 4/12, Zehra 2/2 atak 1 ace, çok rahat ve baskın oynadığımız setin skor yükü taşıyanları. Servis karşılamada Hande %67, Gizem %50, Derya %40 mükemmel.

Lavarini molada şu andan sonra serviste hedef 11 numara (Derya) diyor. İlave de ediyor: “Oynayın, bu atmosfer çok güzel, bulamazsınız, oynayın...” Rahatlatıyor takımını (sonraki set için). Derya seti karşılama hatasız %40 la bitirebiliyor. Atakta 1/6 da kalıyor.

Set 5:

Dördüncü seti iyi bitirenlerin belalı seti. 2-8 geri düşüyoruz. Ne maçı olursa olsun, bir takım dördüncü seti böyle rahat bitirdiyse, arada hoca işi gücü bırakıp takımı karar setine konsantre etmeye uğraşmalı. Bu cümle buralarda tekrarlanır.

10-13 de farkı biraz indirdik ama rakip artık bize işi birakmadı, 10-15 de bitirdik.

Genele bakarsak...

İkili değişikliği son setlerde kullandık. Vargas çıktığında yerine Saliha girdi, çapraz rolünü Derya aldı, sonra yerine Yaprak girdi. Smaçörler Hande ve Saliha yer değştirip sağ kanattan sayı buldular.

Bunların hiç biri önceki maçlarda denenmemiş işlerdi, takımın özellkile servis karşılaması karıştı. Üçüncü sette Julia sağlı sollu ace’ler attı bize. Ne yapsa oldu bugün. Ne oldu da bugün eli bu denli sıcaktı, kimse çözemez.

Ortadan daha çok ve daha yüzdeli oynayabilmeliyiz.

Zehra: 10/16 atak 1 hata 9/16 = %56 net 3 blok, 2 ace.
Jack-Kisal: 7/14 atak, 3 hata, 4/14 = %29 net, 0 blok, 0 ace.

Jack-Kisal performansı iyileşmeye çok açık alan. Atakta hatalar gelince oraya pas trafiği haliyle azalıyor.

Orta atağın ve tek ayak atağın önemi paragrafı...

Genel olarak pasöre varan topların en iyileri ortaya gider. Defansı zor olan nokta orası. Genelde teke tek blokla kalınıyor ve atakçı uzun. Pas yakın. Herşey ideal.

İkinci kalite manşetler diyelim, geri kalanlar arasında sayı yapma ihtimali en yüksek olan pasör çaprazına gidecek. Çünkü atakçı en güçlü, servis karşılama işi yok, sayıya odaklı.

Bu iki pozisyon tarafından kullanıl(a)mayanlar sol kanala, dış smaçöre. Yani Hande’ye İlkin’e. Genelledim, orta oyuncu fake’ini geçir, arkasında smaçörü teke tek bırak var tabi. Ama geneli söylüyorum. Orta atağın önemini belirtmek için. Kıymetli topları kullanıyorlar demek için.

Jack önde olduğunda, Vargas kısmen arkada oluyor, tek ayak atağı sağ kanatta özellikle önem kazanıyor. Yanında pasör var, solda smaçör. Vargas arkada ise pasör ille önde olacak. Yani Jack – Elif – İlkin oluyor mesela ön üçlü. Burada tek ayak kritik. Sağ kanal atakları için.

Diğer ön üçlümüz, pasör arkadayken Vargas, Zehra, Hande olabiliyor. Üçlü hücum turu diyoruz, burada tek ayak atağı yok, sağda zaten vargas var.

Eda Erdem isimli orta oyuncu, tek ayağı dünyada en ustaca uygulayan. Koşu ve vuruş hızı, alçak ve hızlı pasla atak yapabilmesi, vuruş çeşidi ve kalitesi, çizgiye, çapraza, blok arkasına plase, blok out yaptırmaca, geriçizgiye plase... Karşı orta oyuncunun blok desteğine yetişmesi zor.

İşte bizim takımın ve belki dünyanın en etkin tek ayak atakçısı, ama beraberinde ortadan atak, blok, defans, servis, kritik sayılardaki performansı. Bütün bunlarla kenarda oturuyor.

Eminim hocanın bir bildiği var. Oynatmayacak olsa, Eda’yı oraya çağıramaz. Geçen sezon da yazın kendi çalışıp geldi, süper oynadı.
Özetle, bekliyoruz bakalım...

Tek ayak paragrafı sonu...

Kritik iyileşme alanlarımız Eda ve İlkin’in toparlamasına bakıyor diyorum.

Bu maçın etkilileri:

- Zehra Güneş, gittikçe iyileşiyor, yükseliyor. Hoca oynattıkça işe yarıyor. (Oynattıkça ille işe yaramayabiliyor, mesela İlkin bir düşüşe geçti). Yarım sürede 15 sayı.

- Hande Baladın, 1 maç aşağılara düşmüştü, orayı atlattı. Son iki maç yükselişe devam. 15 sayı.

- Gizem Örge, maçı ikinci defa dikkatle izledim. Gizem formunda. Toparlanıyor.

Vargas bugün kendi üst seviyesinde değildi. Polonya da iyi tedbir almış, çok etkili blok-defans yapıp Vargas'ın maçı öevirmesini engellediler.

Hande Baladın, atak çeşitliliği yüksek bir diğer oyuncu. Sıkışık pozisuonlarda blok out, plase, paralel, çapraz, keskin çapraz, dip çizgi. Herşey çıkabiliyor. Geri sahası zaten iyi. Hande, tam maç sahadan çıkmadan oynayarak yük taşıyan tek oyuncu, son 2 maçtır.

Bu maçtan çıkacak bir ders, (5. Set modu dışında) Julia gibi beklenmeyen katkıyı zamanında uyanıp, odaklanıp, servisten blok-defansa ne yapılacaksa yapmaya başlamak ve gittikçe daha ısınmasını engellemek. Normalde Julia (ön ismini yazıyorum) böyle bir performans vermiyor.

Sırada Azerbaycan ve geçersek muhtemelen Belçika. Sonra yine muhtemelen Sırbistan’la yarı final.

Belçika’nın Britt Hherbots’una dikkat ederek eksiklerimizi tamamlayıp çıkalım Sırbistan karşısına derim.

Sinan Erdem 15.000 e devam.... Bravo İstanbul

Milli takıma ve teknik ekibe kolay gelsin diyoruz.
İstatistik ve Fotoğraflar: CEV

- Zehra yüksek topla oynamaya başladı.

POLONYA’YA KASTEN Mİ YENİLDİK?Bu yazı takımla ilgili değil, sosyal medyadan başlayan, haliyle dünyaya yayılan hikayeyle,...
29/08/2026

POLONYA’YA KASTEN Mİ YENİLDİK?

Bu yazı takımla ilgili değil, sosyal medyadan başlayan, haliyle dünyaya yayılan hikayeyle, Üçpas Yorum’dan spora bakışımızla ilgilidir.

Polonya’ya kasten mi yenildik. Bana göre ”Hayır”.

2-2 olduktan sonra son set başlarken Voleybol grubuna yazmışım. “Umarın 4. seti rahat bitiren takımın 5. sette gevşemesi moduna düşmeyiz.” Çok karşılaşılan bir psikolojik vakadır. Polonya arayı açınca ilave ettim. “Düştük.”

Kasten filan aklımdan geçmedi. Maç öncesi sosyal medyada bu yönde ”taktikler, ”stratejiler” okumuş olsam da. ”Kaybedelim, çok güzel olacak” veya ”İtalya’yla şatafatlı bir final oynarız” gibi... Ciddiye almadım.

Maç sonrası bu defa "başardık" anlamlı mesajlar görüyoruz.

Devamında, Polonya'dan Sırbistan'a, Sırbistan'dan İtalya'ya, oradan Brezilya'ya herkesin diline düşersin. Hiç yadırgamayalım, onlara hiç kızmayalım. Kendimize bakalım. Neyi başardık?

Sporda formayı giydin mi maçı kazanmaya oynarsın. Mahalle maçında da, olimpiyatta da. Turnuvalar, müsabakalar bunun üzerine kurulur. Aksi, nedeni ne olursa olsun, rakip takımın kazanmasına yönelik davranış şu veya bu şekilde şikeye girer. Taktiğe, stratejiye falan değil. Belki ucuz kurnazlığa, korkaklığa. İspatı halinde ağır cezası da vardır.

Doğrusu, mücadeleni en iyi şekilde yapar, altın, gümüş, bronz, bakır, ne kazandıysan alırsın, şampiyonun elini sıkarsın.

Kasten yapılırsa, müsabakada fair play çerçevesinde mücadele eden takım ve oyuncuların, turnuvanın kaderiyle, herkesin emeğiyle oynamış olunur. O andan sonra yapılacak çok sayıda maçın, takımın, oyuncunun eşleşmesi değişir. Kazanmak esasıyla, göreviyle çıkmışsın, manipüle ediyosundur.

Mesela Polonya doğru yaklaşımla maça asılıyor, sen yalandan oynuyorsun. Sonra Polonya’nın maçtaki başarılı smaçörü (haklı veya haksız kendi bakışıyla) “rakip maçı bırakınca galibiyet kolay oluyor” deyiverir. Laf da bütün dünyaya yayılır.

Şatafatlı final çok güzel olacak falan derken, güzelliklerden oldukça beriye düşersin. Hadi kızalım desek, eee biz maçtan önce stratejiyi öyle belirlemişiz. Ne diyeceksin? Herşey yazılı ortada.

Takım formasını giyip çalışmış, takım arkadaşlığı yaşamış, kazanmış, kaybetmiş, sevinmiş, üzülmüş, o heyecanları bilen birine diyeceksin ki, “servisi dışarı at”. Üstelik milli maç seviyesinde.

Bunu kim diyecek? Kim göz yumacak? Bilmek istiyorum. Kim yapabilecek? Kimler gizli tutacak? Herkes suç ortağı olacak. “Stratejiyi” böyle tarifleyenler sahada olsa herhalde yapıverecek. Öyle mi?

Bir dünya veya Avrupa futbol şampiyonasında unutulmaz Almanya – Avusturya maçı olmuştu. Berabere biterse her ikisi de gruptan çıkacak, biri yenerse başka bir takım çıkacak. 90 dakika yan pas yaptılar. Bir adım koşmadılar. Seyirciler para vermis izledi, dünya ekranlardan izledi.

Dünya tarihinin en rezil maçı olmuştu. Aylarca tenkit edildiler, ceza desen hatırlamıyorum. “Onlar bile yapmış işte” denilmesi için yazmıyorum. Bu rezilliklerden utanıyorum ve fair play’in en güzeli yaşanan voleybola bulaşmamalı, bizim takımımıza hiç bulaşmamalı diyorum.

Milli takımımızın atılan, atılacak çamurların, kurnazlıkların sonucunu, bu saçmalığı temizlemesinin yolu, tüm maçları kazanmak. O da kolay birşey değil.

Bir düşünün turnuvanın devamı Polonya’da, Sırbistan’da, Brezilya’da olsaydı. Takım sahaya çıkınca ne olurdu? Islık ve yuhalama desibeli kaç olurdu? Haa, o zaman stratejiyi farklı belirlerdik 😊. Bunu da geçelim. Bir diğer korkaklık olurdu.

Peki biz ters duruma düşsek, manipülasyonu yapan takım İstanbul’da turnuvanın devamına çıktığında neyle karşılaşırdı?

Yanlışlıkla hepsini yenip İtalya'ya yenilme senaryosu gerçekleşirse cevap hazır. Buraya yazayım. “Hoca İtalya'ya maçı sattı.” İtalya'dan kaçıyoruz, korkuyoruz, demek ki güçlü, favori. Sonra yenilirsek "maçı sattı". Bunu da geçelim.

Görüldüğü gibi, neresinden tutsan şapır şapır dökülüyor.

Bu görüşlerin, bazı spor etiğini içselleştirmemiş kültürün voleybola da bulaşması bildiğim bir ilk. Çok üzücü. Deniyor ki, “bazı eski voleybolcular Polonya’ya kaybedelim” demiş. Kim, hangi milli sporcu demiş ya? Bilen bir link falan varsa aktarsın rica edeyim.

Ben takımın kasten hareket ettiğini hiç sanmıyorum. Bu konuda takımdan veya federasyondan çıt çıkar mı bilmiyorum. Karışsa, karışmasa bir türlü.

Ben karışabiliyorum. Herkes gibi bana da görüş vermek serbest.

Kritiğim spor etiğini, fair play’i içselleştirememiş olmamıza. Hepimizin serbest konuşabildiği sosyal medya ortamında sonuçları herkesi ilgilendiriyor.

Böyle yazıyor olmamız değil, böyle davranmayı düşünebiliyor olmamız üzücü olan. Benim ve benim gibi düşünenler için diyeyim. Kimileri hiç takılmıyor, takılmayacak olabilir.

Maçla ilgili detaylı sportif anaklizler her zamanki gibi gelecek.

İyi bir hafta sonu diliyor, okuyunlara saygılarımı
sunuyorum.

Turgut Soysal
Üçpas Yorum

Address

Beşiktaş
Istanbul
34349

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Üç Pas Yorum posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share