25/10/2021
KÖKÜNÜ KURUTUYORLAR!..
Buraları bilenler bilir; ''Koçer, Köçer'' tabir edilen ve kışın güneye, yazın kuzeye-yaylalara göç eden, göçebe hayvancılık yapanlar vardır. Bu insanlar baharda otlar yeşermeye başlayınca, büyük sürüler ile gelirler, bir bölgeye 5-6 çadır kurarlar, yaklaşık 6 ay kaldıktan sonra, Ekim sonunda yine kışlama alanlarına dönerler.
Bu insanlar zor bir hayat yaşıyorlar. Et, süt, peynir üretimine; ülke ekonomisine büyük destek oluyorlar. Onlara bu konuda saygı duyuyoruz, helal kazanç için mücadelelerini tebrik ediyoruz. Elbette meralarda, ormanlarda, dağlarda hayvanlar otlamalı..
Bunlardan bazıları, hayvanlarının besini ve dolayısıyla kendilerinin rızık sebebi olan doğayı acımasızca, düşüncesizce, kökünü kuruturcasına tahrip ediyorlar. Ormana, ağaca, su kaynaklarına verdikleri zararları bir kenara bırakalım.. Yaban hayatına ve kuşlara çok büyük zarar veriyorlar. Hadi kurt gibi, hayvanlarına zarar veren türleri vurmalarına bir şey demeyelim. Zehirli et atıp, tüm yırtıcı memeliler ve etçil kuşların toptan ölümüne sebep olanları duyuyoruz. Geceleyin kuvvetli fenerler ile tavşan vuranları(yazın yavru zamanı) biliyoruz. Yaban keçileri konusunda da duyumlar var...
Bütün yukarıda anlattıklarımı geçelim! ''Onlar dağda, ormanda oluyor. Görülüp, bilinmesi, ispatı zor.'' diyelim. Fakat bu şahısların kınalı kekliklerin soyunu nasıl kuruttuklarını herkes biliyor. Bu insanlar dağda nerede keklik var biliyorlar, yumurtasını toplayıp, palazını-anasını tutuyorlar. Bu keklikleri götürüp, iyilerini 3-5 bine satıyorlarmış. Kalanları da kesip yiyorlarmış..
Tatvan'ın hemen kenarında, evlerle iç içe kurulmuş çadırlarda bir sürü dağdan, doğadan toplanmış keklik var. 20 gün kadar önce, araç aynasından, yolun kenarında 3-4 kuş gördüm. ''Bunlar ne acaba?'' derken biri uçuverdi. Arkalarından 3 çocuk koşturdu, çadırlardan tarafa gittiler. Araçtan indim, orada bir tanıdığın dükkanı vardı. Ona sordum, dedi ki, ''Çadırların içi keklik dolu''
''İnceldiği yerden kopsun'' deyip, 2-3 senedir bu işlerle hiç ilgilenmediğim halde, Dkmp'dan bir tanıdığı aradım. ''Savcı izin verirse, polis ekip verirse gider gerekeni yaparız'' dedi. Geçen yıl Örenlik Köyü'nde aynı şekilde bir çadırda ele geçirdikleri 40 keklik için ceza yazmışlardı.(Sonradan duyduğuma göre orada150 keklik varmış)
Sonuç ne oldu bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa, herkes bu durumdan memnun! Ne doğa koruma görevlileri, ne jandarma, ne hayvanseverler, ne avcılar bunlara karşı bir şey yapmıyor, haberleri yokmuş gibi davranıyorlar. Benim de yapabileceğim bir şey yok artık... Kökünü kurutsunlar, soyunu kessinler! Belki biz de o zaman umudumuzu keseriz; bir keklik ötüşü, bir kanat sesi duyarız umuduyla dağlara gitmekten vazgeçeriz...