Kendine yolculuğu süren, en derin, en renkli, en mucizevi olanın kendine yolculuk olduğunu bilen ve bu yolculuğa çıkmak isteyen herkese yol arkadaşlığı yapmak üzere adanmışlıkla hazır bekleyen yolcular olarak açtık Akra Akademi’yi…
Bu yolculuk; başka başka canların, kendine yolculuğuna yaptığımız tanıklıktır…”
Bir mucizeyi yazmak istiyoruz ama mucizeler kelimelerin içine sığabilir mi bilmiyoruz… V
e biz bunun, bizim için de derin bir deneyim olacağını, her gün kendimize bir kez daha itiraf ediyoruz. Müruruzaman ’a teslim tüm bildiklerimiz… Nafile olanı anlatmak adına tüm söylediklerimiz… Oysa seni bilmiyoruz biz; ama senin kendini ne denli iyi bildiğini bilerek oturuyoruz yanında, gücüne inanarak, tamlığına, sahip olduğun tüm değerlere koşulsuz güvenerek ve elinle koymuş gibi bulduğunu izliyoruz kendi derinliğini… Öyle bir alan açılıyor ki o an – orada - senin için; tüm evren, tüm bilgisini paylaşıyor sanki sen duymaya hazır, görmeye hazır, bilmeye hazır olduğunda… Mucizelere ne kadar teğet yaşıyoruz aslında… Yaşamda yanımız sıra duran, hep orada olan, başka bir eşzamanlı boyuta, küçücük, istekli bir adım attığımızda, bizi orada bekleyen kendi mucizemiz ile kucaklaşıyoruz…
Bir Dünya’nın içinde, milyarlarca başka Dünya da yaşıyoruz… Biliyoruz, ama görmezden gelebiliyoruz… İlk keşfetmeyi istediğimiz kendi sınırsızlığımız olduğunda, gözlerimizin önüne açılacak sahnedeki filmin biletlerini, kendi ceplerimizde bulmaya istekli olduğumuzda, suyun akışını yönetme gücü, o filmin en büyük hediyesi oluyor… O zaman uyanıyoruz; hep bir eksikliği tamamlamaya çalışmaktı tüm gayretimiz ve belki de tamamlanacak bir eksiklik yok. Bilinecek, fark edilecek, görülecek ve duyulacak bir sınırsız Ben var yalnızca…
Ve tüm sır, o delikten geçip gidebilmekle mümkün, kendi derinlerine, kendi kaynağına, kendi bilinen, tanıdık topraklarına… Nefsinden soyunduğunda insan “arınmak” kapıda bekleyen… Unuttukça, soyundukça, bıraktıkça yaklaşan… Sebeplerden dışarı ne sırlar var ve yaşam herkesin kendi renginde… —Görmek yaşamın vekâleti, bilmek yaşamın kefareti kendi sınırsızlığını…
İnsan cevaplarını bilmediği soruları soramıyormuş kendine… Cevaplarını, soruların saklıyormuş… Cevapların zaten hep yanı başında duruyormuş…
Uçabilmeyi özgürlük sanan insanoğlu, bilse ki özgürlük varoluşu perdesi kalkmış gözlerle görebilmekte…
Var olan henüz var olmamış olanın tavında dövülür sürekli… Ve görmek ile işitmek tamamlamaktır dünyayı… Olmaktan sonra başlıyor hayatın tüm sözleri…
Derin deneyimlerin, eşsiz bilgilerin, “Ben” alanınızın gıdası olacak farkındalıkların birleştirildiği eğitimler, kurslar ve benzersiz çalışmalarla değişmek, dönüşmek, zenginleşmek için bekliyoruz sizleri…
Neruda’nın eşsiz dizelerinde söylendiği gibi; kendi Öz Kimliğinize, Sınırsız Potansiyelinize, Mucizevi Yaratıcılığınıza en çok da kendi kulaklarınıza fısıldayın;
“Bir gün bir yerde tekrar karşılaşırsak eğer benimle yeniden tanış…” Neruda
Biz hiçbir şafakta aynı biz değiliz…
En derin içtenliğimizle her birinizi “Kendinizle” yeniden tanışmaya bekleriz…