12/02/2025
"Beni eninde sonunda bırakacak. 💔 Ne kadar mutlu olursam olayım, zaten bir gün her şey bozulacak."
🔎 Bu temel inanca sahip bireyler, yakın ilişkilerde sürekli olarak terk edilme, reddedilme veya duygusal kayıp yaşama beklentisi içinde olan kişiler...
Çocukluk çağında özellikle, bakım veren kişinin ani yokluğu, ihmal veya tutarsız ilgisi, bireyin ilerleyen yaşlarda kaygılı bağlanma ya da kaçıngan bağlanma stiline yönelmesine neden olabilir.
📌 Peki, kişi bu temel inanca sahipse nasıl davranış şekilleri geliştirir?
● Aşırı teyit ve onay arayışı: Birey, yakın ilişkilerde partnerinin sürekli ilgisini ve sevgisini teyit etme ihtiyacı hissedebilir.
● İlişkisel kaçınma: Terk edilme şeması olan bir kişinin bu korkuyu tetiklememek için yakın ilişkilerden bilinçli ya da bilinçsiz şekilde uzak durmasıdır. Yani, kişi terk edilmekten o kadar korku duyar ki, hiç bağlanmamayı veya duygusal olarak mesafeli kalmayı tercih eder.
📌 Kaçınma hangi şekillerde görülür?
● Duygusal mesafe koyma: Partnerine karşı soğuk davranma, derin bağ kurmaktan kaçınma
● Bağlanma korkusu: İlişkileri yüzeysel tutma, ciddi ilişkilere girmekten kaçınma
● Ani kopuşlar: Biriyle yakınlaşınca, reddedilme ihtimaline karşı aniden ilişkiyi bitirme
● Mükemmel partner arayışı: Hiçbir ilişkiye tam olarak yatırım yapmama, hep "daha iyisini" bekleme
● Bilişsel çarpıtmalar: Partnerin geçici ilgisizliğini veya doğal mesafesini, terk edilmenin bir ön sinyali olarak yorumlayabilir, yani "felaketleştirir".
Hani deriz ya "Sürekli aynı şeyi yaşayıp duruyorum, çıkamıyorum bu döngünün içinden!" İşte terk edilme şeması, bireyin yaşam boyu ilişkisel dinamiklerini şekillendirir ve romantik ilişkilerde sıklıkla erken dönem yaşantılarına benzeyen senaryoların tekrar tekrar yaşanmasına neden olabilir.
🔎 Peki, sizce terk edilme korkusuyla başa çıkmaya çalışan bir kişiye başka neleri bilmek yardımcı olur?
Sevgilerimle,
Psk. Gül Nur Pulat