18/02/2026
Ben hep hep yazardım da işin asıl rengini Handan hocacığımla tanıştıktan sonra anladım. Yazdığım ilk hikayenin daha ilk kelimesini okumadan düzeltmelere başladı, “punto ve font yanlış, boşluklar bir buçuk olacak.” İlk kelimeyi okumasıyla ‘ama’ları, ‘ve’leri, virgülleri katletmesi bir oldu. Benim gözler büyüdü, heyecanlandım. Bir şeyler yazıp okutuyordum, ‘güzel’, ‘aferin’den öteye giden yok. Handan hocam öyle mi, aldı neşteri parçaladı hikayeyi. Dedim bu iş böyle oluyormuş. Her geri bildirim bir elmas değerinde, ne koparsam kâr diyerek yazdım da yazdım. Dersin birinde hikayemi okudu, düzeltmeleri yaptı, “Tamam” dedi, “gönderdim dergiye.” Pat, bir hafta sonra yayınlandı! Nasıl bir tamamlanmışlık hissi, nasıl bir gurur…. Sanırsın New York Times Bestseller😂
Sonuç olarak yaratmak büyülü bir şey. Sonu yok. “Tamam oldum bitti”si yok. Yaptıkça, öğrendikçe, denedikçe ilerliyor. Çok müteşekkirim bu yolda yan yana yürüdüklerime. Sizleri bulmak büyük şanstı benim için. Birlikte, daha nicelerine❤️