Kısaca Okçuluğun Tanımı
İnsanlığın varoluşuyla eş zamanlı olarak ok ve yay insanla birlikte gelişmiştir. Ok ve yay ; insanın silahı,arkadaşı,sırdaşı ve güvencesi olmuş, her uygarlık ok ve yayı biraz daha geliştirmiş, günümüze kadar getirmişlerdir.Ama temelde çalışma prensibi değişmemiştir ; uygun kalınlıkta ve uzunlukta düz bir ağaç dalını hafif eğip, iki ucundan bir sicimle gergin olarak bağlanı
p, daha ince ucu sivriltilmiş uygun uzunluktaki düz bir dalıda sicimin üstüne yerleştirip, sicimi çekerek dalı gerip dalın esneme gücü sayesinde sivri uçlu dal parçasını uzağa fırlatmak, ok atmaktır. Dünya'ya okçuluğu öğreten Osmanlı'lar olmuştur.Avrupalı okçuların rekor ok atışları 300 m. iken, Osmanlılarda 600 m.ye ok atamayan okçu bile olamıyordu.Yıllarca Ok Meydanlarında talim yapılıp rekor ok atışları yapılmıştır.Osmanlılar zamanında kuralları konulup, bu günkü kulüp anlayışında dernekler kurulmuş, usta çırak ilişkisi esasına dayalı, hem sporcu hemde asker statüsünde okçu yetiştirilmiştir.Osmanlı yay ve okçuluk dükkanları yıllarca okçuluk malzemesi üretmişlerdir.Osmanlı'ların yaptıkları yay ve oklar günümüze kaynak olmuş;günümüzde kullandığımız yay ve oklar Osmanlı'lardan taklit edilerek yapılmıştır. Duruş
Okçu rahat ve sakin bir pozisyonda, her ayağı atış çizgisinin her iki yanında, dik durmalıdır. Ayaklar omuz genişliği kadar açık olmalı ve vücut ağırlığı her iki ayakta ve ayağın topuğu ile parmak uçları eşit olmalıdır. Bu vücudu sabit tutacak ve denge sağlayacaktır. Atışlar sırasında vücut pozisyonu mümkün olduğunca ağırlık merkezi değişmeden veya vücut eğilmeden sabit kalmalıdır.
2. Okun Takılması
Oku, oku yerleştirme işaretinin altına, kirişin okun arkasındaki çentiğe gelecek şekilde yerleştiriniz. Okun üzerindeki tüyünsize doğru olduğuna ve çentiğin kirişe iyice oturduğuna emin olunuz. Okun sapının okun kalanına yerleştirilir.
3. Kirişin Tutulması
Hedef Okçuluğu stilinde, işaret, orta ve yüzük parmağı kullanılır. İşaret parmağı okun çentiğinin üstüne, orta ve yüzük parmakları çentiğin altına yerleştirilir. Parmaklar içeri doğru kıvrılır ki, bu üç parmaktaki ilk boğum kirişi hizalasın. İşaret ve orta parmağınız ile çentik arasında mesafe bırakın ki, parmaklarınız çentiğe değmesin (bu çentiği “kıstırma”yı (pinching) engeller). Elin arkasını mümkün olduğu kadar düz tutunuz.
4. Kabzanın Tutuluşu
Yayı, kabzanın ortasını işaret parmağınız ile başparmağınızın arasına, yukarıda gösterildiği gibi, kabzayı tutan elinizin ortasına gelecek şekilde yerleştiriniz. Başparmağınızın kaslı kısmı yay tutuşun ortasının üzerine gelmelidir.
5. Çekiş Öncesi Pozisyon
Yayı tutan kolunuzu, kol pozisyonunu kurmak için kabzaya doğru itiniz, sonra yayı tutan kolunuzu yukarı kaldırarak geriye çekiniz, taki yukarıdaki resimde gösterilen pozisyona ulaşana kadar
6. Referanslar
Dayanak noktası, elin çenenin üzerine yerleştiği ve kirişin yüze değdiği yerdir. İşaret parmağın çenenin karşısına yerleşmiş olması son derece önemlidir; baş parmağın avuç içine doğru bükülür, böylelikle boynun yanında yerleştirilebilir ve kiriş çeneye değer (mümkünse burun).
7. Tam Çekiş ve Nişan Alma
Tam çekiş, gerginliğin sırt kaslarında korunduğu yerdir ve yayı tutan kol, nişan alma iğnesini hedefin ortasına hizalamak için, hareket ettirilir. Hedef alma iğnesi hedefin ortasına geldiğinde, ipin hizası kontrol edilmelidir. İpin hizası, yukarıda gösterildiği gibi kirişin, yayın ve hedef alma iğnesinin hizasıdır (kiriş biraz gözün önünde olursa, bu görünüşü bulanıklaştıracaktır.)
8. Bırakış
Kirişin bırakılışı sıralamadaki en kritik adımdır. Eğer doğru yapılmazsa önceki bütün çabalar boşa gider. Oku doğru şekilde serbest bırakmak için, kirişi tutan parmaklarınız, kirişin parmakların üstünden kaymasına izin vermelidir. Her üç parmakta aynı anda serbest bırakmalıdır.
9. Hareketi Sonuna Kadar Yapmak
Hareketi sonuna kadar yapmak yayı tutan kolun pozisyonunu, ok hedefe isabet edene kadar korumaktır. Ok serbest kalana kadar yayın herhangi bir hareketi oku hareket ettirecektir. Yayı çeken el ok bırakıldıktan sonra geriye doğru çekilirken, kafanın ve vücudun pozisyonu sabit kalmalıdır.