haberci04.com

haberci04.com işimiz gücümüz haber... işimiz gucumuz haber

Medya-İş Genel Başkanlığına yeniden Sezai Ballı seçildi          Medya İşçileri Sendikasının (Medya-İş) 5. Olağan Genel ...
17/05/2026

Medya-İş Genel Başkanlığına yeniden Sezai Ballı seçildi Medya İşçileri Sendikasının (Medya-İş) 5. Olağan Genel Kurulu'nda oy kullanan 101 delegenin tamamının oyunu alan Sezai Ballı, yeniden genel başkanlığa seçildi.

Bir otelde düzenlenen genel kurula, Hak-İş Konfederasyonuna bağlı sendikaların yöneticileri, Medya-İş delegeleri ile üyeleri katıldı.

Divan Kurulu Başkanlığına Öz Finans-İş Genel Başkanı Ahmet Eroğlu'nun seçilmesinin ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Daha sonra gündem maddelerinin görüşülmesine geçildi.

Medya-İş Genel Başkanı Sezai Ballı, genel kurulun açılışında yaptığı konuşmada, sendikanın 3,5 yıl önce gerçekleştirilen 4. Olağan Genel Kurulu'nun Kahramanmaraş merkezli depremlerle aynı döneme denk geldiğini anımsattı.

Depremde hayatını kaybeden gazetecileri rahmetle anan Ballı, o dönem Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Malatya'da basın mensupları için hem konaklama hem çalışma alanı oluşturduklarını belirtti.

Örgütlenme alanındaki gelişmelere de dikkati çeken Ballı, Medya-İş'in kamu çerçeve protokolünde tek yetkili sendika olduğunu, iş kolundaki örgütlülük oranına göre de ilk 15'in içinde yer aldığını söyledi.

Ballı, "Medya İşçileri Sendikası, 81 ilde, 18 ülkede örgütlü bir sendika. Bizim yurt dışında 18 ülkede üyemiz, temsilcimiz, kardeşimiz, arkadaşımız var." ifadelerini kullandı.

- "Vergi dilim matrahı artırılmalı"

Medya çalışanlarının vergi yüküne ilişkin de değerlendirmede bulunan Ballı, işverenlerin araç yakıtı ve telefon faturası gibi harcamalarını vergiden düşebildiğini ancak çalışanlara bu hakkın tanınmadığını belirterek, " Vergide adalet ve verginin tam olarak ödenmesini istiyoruz. Vergi dilimini artırmıyoruz. Vergi dilimi matrahını artırmıyoruz. Üçüncü ayda yüzde 27'ye giriyor arkadaşlar. Ama ücretler artıyor. Enflasyon arttığı için. Her ne kadar yeterli artış olmasa da ücretler artıyor. O artışın karşılığında vergi dilim matrahını arttırmadığınızda aradaki fark yine işçinin cebinden gidiyor." diye konuştu.

Genel Başkan Ballı, kamu çerçeve protokolü ve TRT toplu iş sözleşmesi süreçlerinde destek verenlere teşekkür etti.

Konuşmaların ardından oy kullanma işlemine geçildi. Medya-İş'in 5. Olağan Genel Kurulu'nda oy kullanan 101 delegenin tamamının oyunu alan Sezai Ballı, yeniden genel başkanlığa seçildi. Genel başkan yardımcıları ise Sinan Özer, Leyla Dilek Atçeken, Sefa Özdemir ve Oğuz Eroğlu oldu

AYDIN AİLESİNİN ACI GÜNÜÖnceki dönem Baro başkanı Ağrı Belediye Başkan adayı Av. Mehmet Salih Aydın ve Ortadoğu Gazeteci...
14/05/2026

AYDIN AİLESİNİN ACI GÜNÜ

Önceki dönem Baro başkanı Ağrı Belediye Başkan adayı Av. Mehmet Salih Aydın ve Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nihat Aydın’ın anneleri Fatma Aydın vefat etti.

Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gören Fatma Aydın, bugün vefat etti. Fatma Aydın’ın cenazesi ikindi namazına müteakip Ağrı Merkez Eski Harman (Kevirgerk) köyünde defin edilecektir. Fatma Aydın’ın taziyesi Merkez Hacı Halis Ünsal taziye evinde kabul edilecektir.

Ağrı Gazeteciler cemiyeti olarak merhumeye Allah’tan rahmet kederli ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileriz.

TAZİYE İÇİN
Nihat AYDIN 0 542 786 70 32
M.Salih AYDIN 0 533 336 47 36

Akdeniz Ailesinin Acı Kayıbı Malimüşavir Nesim Akdeniz Vefat Etti                                                       ...
11/05/2026

Akdeniz Ailesinin Acı Kayıbı Malimüşavir Nesim Akdeniz Vefat Etti

Ağrı’nın sevilen sayılan Mali Müşavirlerinden , eski CHP Ağrı İl Başkanlarından Kasım Akdeniz'in kardeşi Nesim Akdeniz, iş yerinde geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti.

Geçirdiği kalp krizi sonucu kaldırıldığı Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan bütün müdahalelere rağmen kurtarılmayan Nesim Akdeniz vefat etmiştir.

12/5/ 2016 Salı günü Ağrı Merkez Kazlı (Ğazi) köyünde defin edilecektir. Taziye yeri: ünsallar taziye evinde kabul edilecektir.

Ağrı gazeteciler cemiyeti olarak merhuma Allah’tan rahmet kederli ailesine ve yakınlarına Başsağlığı dileriz.

TAZİYE İÇİN
Kasım AKDENİZ 0 532 638 68 50
Rasim AKDENZİ 0 532 767 27 05
Halit AKDENİZ: 0 532 411 61 17
Cesim AKDENİZ: 05353498361

Ağrı’dan Yeni Bir Soluk: "Doğunun Kızı" Geliyor!​Gazeteci Hüseyin Arslan, ilk kitabı "Doğunun Kızı" ile okurlarıyla bulu...
08/05/2026

Ağrı’dan Yeni Bir Soluk: "Doğunun Kızı" Geliyor!
​Gazeteci Hüseyin Arslan, ilk kitabı "Doğunun Kızı" ile okurlarıyla buluşmaya hazırlanıyor. Ağrının tanınmış güçlü Kalemi saygınlığı tanınan Hüseyin Arslan’ın bu eseri, şimdiden edebiyat çevrelerinde büyük merak uyandırdı.
​Edebiyat dünyası, usta yazar Yaşar Kemal’in izinden giden güçlü bir kalemin doğuşuna tanıklık ediyor. Gazeteci Hüseyin Arslan, uzun süredir üzerinde çalıştığı ve heyecanla beklenen ilk kitabı ile çıkış yapmaya hazırlanıyor.
​"Kalemi Sağlam, Yüreği Yiğit"
​Meslektaşları ve sevenleri tarafından sabırsızlıkla beklenen kitap, Anadolu’nun ruhunu ve insan hikayelerini derinlikli bir bakış açısıyla ele alıyor. Arslan’ın gazeteci kimliğinden gelen gözlem yeteneğini, edebi bir dille harmanladığı bu eser, "yeni bir yazar doğuyor" yorumlarını da beraberinde getirdi.
Çok Yakında Raflarda
​Çıkışı için gün sayılan , sadece bir hikaye değil, aynı zamanda coğrafyanın sesini kağıda döken yürekli bir anlatı vaat ediyor. Okurlar, bu heyecan verici yolculuğun ilk durağına tanıklık etmek için şimdiden geri sayıma geçti.
​Hüseyin Arslan’a bu kutlu yolda başarılar diliyor, "Doğunun Kızı"nın okurunun bol, yolunun açık olmasını temenni ediyoruz.

TÜRKİYE GAZETECİLER KONFEDERASYONU KOCAELİ SONUÇ BİLDİRGESİNİ AÇIKLADITGK’dan, medya sektörünün sorunları ve çözüm öneri...
21/04/2026

TÜRKİYE GAZETECİLER KONFEDERASYONU KOCAELİ SONUÇ BİLDİRGESİNİ AÇIKLADI

TGK’dan, medya sektörünün
sorunları ve çözüm önerileri!

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Kocaeli İl Temsilciliği’nin ev sahipliğinde gerçekleşen 30. Başkanlar Kurulu Toplantısı’nın sonuç bildirgesi yayınlandı. 17–19 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen toplantıda, medya sektöründeki güncel gelişmeler, yerel basının ekonomik ve yapısal sorunları, basın özgürlüğü ve dijital dönüşüm süreci kapsamlı şekilde ele alındı.

Toplantının ardından yayımlanan sonuç bildirgesinde, basın sektörünün içinde bulunduğu çok boyutlu sorunlar detaylı biçimde ortaya konulurken, çözüm önerileri de kamuoyuyla paylaşıldı. Bildirgede, gazetecilik mesleğini tanımlayan ve mesleki standartları belirleyen kapsamlı bir yasal düzenlemenin bulunmamasının sektörün en temel yapısal eksikliklerinden biri olduğuna dikkat çekildi. Mevcut durumda mesleğe giriş kriterlerinin belirlenmemiş olmasının, gazeteciliğin denetimsiz şekilde yapılmasına yol açtığı vurgulandı. Bu durumun mesleki niteliği düşürdüğü, etik ihlalleri artırdığı ve kamuoyunun doğru bilgiye erişimini olumsuz etkilediği ifade edildi. Özellikle dijital medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte sorumsuz içerik üretiminde ciddi artış yaşandığına işaret edilerek, gazetecilik mesleğini açık biçimde tanımlayan bir meslek yasasının ivedilikle çıkarılması gerektiği belirtildi.

YEREL BASIN EKONOMİK BASKI ALTINDA
Yerel basının ekonomik sürdürülebilirliğine de geniş yer verilen bildirgede, resmî ilan ve reklam gelirlerinin hayati önem taşıdığına dikkat çekildi. Ancak son yıllarda ilanların birleştirilmesi, bazı ilanların yayın zorunluluğunun kaldırılması ve doğrudan temin yöntemlerinin yaygınlaşması nedeniyle gelirlerde ciddi düşüş yaşandığı ifade edildi.
Kamuda tasarruf uygulamalarıyla ilan hacminin daralmasının yerel medya kuruluşlarını daha kırılgan hale getirdiği, birçok yayın organının kapanma riskiyle karşı karşıya olduğu belirtildi. Ayrıca ilanlardan alınan yüzde 15’lik komisyon oranının da sektör üzerinde mali yük oluşturduğu vurgulandı. Bu kapsamda komisyon oranlarının düşürülmesi, ilan kesme cezalarının son çare olarak uygulanması ve doğrudan temin yöntemlerinin sınırlandırılması gerektiği ifade edildi. Yerel basının korunması için adil ve dengeli bir ilan dağıtım sistemi oluşturulmasının önemi de bildirgede yer aldı.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ KONUSU ELE ALINDI
Bildirgede, basın ve ifade özgürlüğü önündeki yasal ve fiili engellerin demokratik toplum açısından ciddi riskler oluşturduğu belirtildi. Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu’nda yer alan bazı düzenlemelerin gazeteciler üzerinde baskı yarattığı, bunun da oto-sansüre yol açtığı ifade edildi. Gazetecilere yönelik soruşturma ve davalar ile ekonomik baskı unsurlarının birleşmesinin, editoryal bağımsızlığı zayıflattığına dikkat çekildi. Bu çerçevede mevzuatın evrensel hukuk normlarına uygun hale getirilmesi, adil yargılama ilkelerinin gözetilmesi ve gazetecilerin haber kaynaklarını koruma hakkının güvence altına alınması gerektiği vurgulandı. Öte yandan, dezenformasyonla mücadelenin önemli olduğu ancak bu amaçla yapılan düzenlemelerin ifade özgürlüğünü zedelememesi gerektiği belirtildi. 7418 sayılı ve kamuoyunda “Dezenformasyon Yasası” olarak bilinen düzenlemenin uygulamada gazeteciler üzerinde baskı oluşturduğu ve yeniden ele alınmasının kaçınılmaz olduğu ifade edildi.

ARTAN MALİYETLER VE DESTEK İHTİYACI
Basın sektöründe artan maliyetlerin de önemli bir sorun alanı olduğu belirtilen bildirgede, kağıt, baskı, enerji ve personel giderlerindeki artışın mevcut gelir yapısıyla karşılanmakta zorlanıldığı ifade edildi. Resmî ilan fiyatlarındaki artışların enflasyon karşısında sınırlı kaldığı, yüksek kredi faizlerinin finansmana erişimi zorlaştırdığı ve mevcut destek mekanizmalarının yetersiz olduğu vurgulandı. Bu nedenle yerel basına yönelik düşük faizli kredi imkanlarının artırılması, finansman maliyetlerinin düşürülmesi ve kamu desteklerinin genişletilmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca dijital dönüşüm yatırımları için özel teşvik programlarının hayata geçirilmesi çağrısında bulunuldu.

BASIN DEMOKRASİNİN TEMEL TAŞIDIR
Bildirgenin genel değerlendirme bölümünde ise yerel basının demokratik denetimin, toplumsal bilgilendirmenin ve çok sesliliğin temel unsuru olduğu vurgulandı. Ekonomik olarak zayıflayan bir medya ortamında kamuoyunun doğru bilgiye erişiminin zarar gördüğü ifade edildi. Yerel denetim mekanizmalarının zayıflamasının demokratik yapıyı doğrudan etkilediğine dikkat çekilerek, basının güçlendirilmesinin yalnızca sektörün değil toplumun ortak meselesi olduğu belirtildi. Son dönemde atılan bazı olumlu adımlar memnuniyetle karşılanmakla birlikte, mevcut sorunların çözümü için kapsamlı ve kalıcı reformlara ihtiyaç olduğu vurgulandı. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu, yerel basının güçlendirilmesi, basın özgürlüğünün güvence altına alınması ve mesleki standartların yükseltilmesi için tüm yetkilileri sorumluluk almaya davet etti.

Sonuç Bildirgesi şöyle;

TÜRKİYE GAZETECİLER KONFEDERASYONU (TGK)
30. BAŞKANLAR KURULU SONUÇ BİLDİRGESİ
Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun (TGK) 30. Başkanlar Kurulu Toplantısı, 17–19 Nisan 2026 tarihleri arasında Kocaeli’nde gerçekleştirilmiştir. Toplantıda medya sektöründeki güncel gelişmeler, yerel basının ekonomik ve yapısal sorunları, basın özgürlüğü ve dijital dönüşüm süreci kapsamlı şekilde ele alınmıştır.

1. GAZETECİLİK MESLEK YASASI İHTİYACI VE MESLEKİ STANDARTLAR
Basın sektöründe gazetecilik mesleğini tanımlayan ve mesleki standartları belirleyen kapsamlı bir yasal düzenlemenin bulunmaması, en temel yapısal eksikliklerden biridir. Mevcut durumda mesleğe giriş kriterlerinin belirlenmemiş olması, gazeteciliğin denetimsiz şekilde yapılabilmesine neden olmaktadır. Bu durum, mesleki niteliğin düşmesine ve etik ihlallerin artmasına yol açarken, kamuoyunun doğru bilgiye erişimini de olumsuz etkilemektedir. Özellikle dijital medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte sorumsuz ve denetimsiz içerik üretiminde ciddi artış gözlenmektedir.
Bu nedenle gazetecilik mesleğini açık biçimde tanımlayan, mesleki yeterlilikleri ve etik ilkeleri belirleyen, gazetecilerin haklarını koruyan bir Meslek Yasası’nın ivedilikle çıkarılması gerekmektedir. Ancak bu düzenleme, ifade ve basın özgürlüğünü kısıtlayan değil, aksine güçlendiren bir anlayışla hazırlanmalıdır.

2. YEREL BASININ EKONOMİK SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ VE BASIN İLAN SİSTEMİ
Yerel basın için resmî ilan ve reklam gelirleri hayati öneme sahiptir. Ancak son yıllarda ilanların birleştirilmesi, bazı ilanların yayın zorunluluğunun kaldırılması ve doğrudan temin yöntemlerinin yaygınlaşması, gelirlerde ciddi düşüşlere neden olmuştur.
Kamuda tasarruf uygulamalarıyla birlikte ilan hacminin daralması, yerel medya kuruluşlarını ekonomik olarak daha kırılgan hale getirmiştir. Bu süreç, birçok yayın organını kapanma riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Basın ilanlardan ve reklamlardan alınan yüzde 15’lik komisyon oranı da sektörün mali yükünü artıran önemli bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Bu nedenle komisyon oranlarının düşürülmesi, ilan kesme cezalarının son çare olarak uygulanması ve doğrudan temin yöntemlerinin sınırlandırılması büyük önem taşımaktadır. Ayrıca ilanların yerel basında yayımlanma zorunluluğu genişletilmeli, küçük ve orta ölçekli yayın kuruluşlarını koruyacak adil ve dengeli bir ilan dağıtım sistemi oluşturulmalıdır.

3. BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ, HUKUKİ DÜZENLEMELER VE DEZENFORMASYON
Basın ve ifade özgürlüğü önündeki yasal ve fiili engeller, demokratik toplum düzeni açısından ciddi riskler oluşturmaktadır. Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu’nda yer alan bazı düzenlemeler ile yoruma açık hükümler, gazeteciler üzerinde baskı yaratmaktadır. Bu durum, oto-sansüre yol açmakta ve editoryal bağımsızlığı zayıflatmaktadır. Gazetecilere yönelik soruşturma ve davalar ile ekonomik baskı unsurlarının birleşmesi, sorunun etkisini daha da artırmaktadır. Bu çerçevede mevzuat evrensel hukuk normlarına uygun hale getirilmeli, adil yargılama ilkesi gözetilmeli ve gazetecilerin haber kaynaklarını koruma hakkı güvence altına alınmalıdır. Bağımsız doğrulama ve özdenetim mekanizmaları desteklenmelidir.
Öte yandan, Dezenformasyonla mücadele önemli olmakla birlikte, bu amaçla yapılan düzenlemelerin ifade özgürlüğünü zedelememesi gerekmektedir. 18 Ekim 2022 tarihinde yürürlüğe giren ve Türk Ceza Kanunu’na eklenen 217/A maddesi ile “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunu düzenleyen, kamuoyunda “Dezenformasyon Yasası” olarak bilinen 7418 sayılı Kanun; internet medyası ve sosyal medya alanına yönelik yeni yaptırımlar getiren bir düzenleme olarak sunulmuştur. Ancak uygulama sürecinde bu düzenlemenin, gazeteciler üzerinde baskı oluşturduğu ve tutuklamalara varan sonuçlar doğurduğu görülmüştür. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu heyeti olarak, söz konusu yasa teklifi 2022 yılında önce TBMM Dijital Mecralar Komisyonu’nda, ardından TBMM Adalet Komisyonu’nda görüşülürken; düzenlemenin birçok sorunu beraberinde getireceğini, komisyon toplantılarına defalarca katılarak açık şekilde ifade etmiştik. Bugün gelinen noktada, basın mensupları üzerinde adeta bir “Demokles’in Kılıcı” gibi duran ve baskı aracı olarak kullanılan 7418 sayılı Kanun’un, basın ve ifade özgürlüğünü engellemeyecek şekilde yeniden ele alınması ve gerekli düzenlemelerin yapılması kaçınılmazdır.

4. FİNANSAL DESTEKLER, MALİYETLER VE SEKTÖREL TEŞVİKLER
Basın sektöründe artan maliyetler, özellikle yerel medya kuruluşları üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır. Kağıt, baskı, enerji ve personel giderlerindeki artış, mevcut gelir yapısıyla karşılanmakta zorlanmaktadır. Resmî ilan fiyat artışları olumlu olmakla birlikte, enflasyon karşısında sınırlı etki yaratmaktadır. Ayrıca kredi faiz oranlarının yüksekliği, finansmana erişimi zorlaştırmaktadır. Mevcut destek ve sosyal yardım mekanizmaları da sektörün ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle yerel basına yönelik düşük faizli kredi imkanları artırılmalı, finansman maliyetleri düşürülmeli ve kamu destekleri genişletilmelidir. Dijital dönüşüm yatırımları için özel teşvik programları hayata geçirilmelidir.

GENEL DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Yerel basın; demokratik denetimin, toplumsal bilgilendirmenin ve çok sesliliğin temel taşıdır. Ekonomik olarak zayıflayan ve yapısal sorunlarla karşı karşıya kalan bir medya ortamında kamuoyunun doğru bilgiye erişimi zarar görmektedir. Yerel denetim mekanizmalarının zayıflaması, demokratik yapıyı doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle basının güçlendirilmesi, yalnızca sektörün değil, toplumun ortak meselesidir. Son dönemde atılan bazı olumlu adımlar memnuniyetle karşılanmakla birlikte, mevcut sorunların çözümü için kapsamlı ve kalıcı reformlara ihtiyaç bulunmaktadır. Unutulmamalıdır ki; basın ve ifade özgürlüğünün olmadığı, çok sesliliğin ortadan kalktığı bir ortamda demokrasiden söz etmek mümkün değildir. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu olarak; yerel basının güçlendirilmesi, basın özgürlüğünün güvence altına alınması ve mesleki standartların yükseltilmesi adına tüm yetkilileri sorumluluk almaya davet ediyor, kamuoyuna saygıyla sunuyoruz.

TGK ailesi Kocaeli’nde bir araya geldiTürkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun 30. Başkanlar Kurulu Toplantısı, TGK’nın Ko...
19/04/2026

TGK ailesi Kocaeli’nde bir araya geldi

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun 30. Başkanlar Kurulu Toplantısı, TGK’nın Kocaeli İl Temsilciliği’nin ev sahipliğinde gerçekleşti. Dev buluşmaya 53 ilden gazeteciler cemiyeti ile 7 gazeteciler federasyon başkanı katıldı. Toplantıda yerel basının ekonomik ve yapısal sorunları, basın özgürlüğü ve dijital dönüşüm süreci kapsamlı şekilde ele alındı.
TGK Başkanlar Kurulu, Kocaeli’nde bir araya geldi. 30. Başkanlar Kurulu toplantısı kapsamında 53 cemiyet ve 7 gazeteciler federasyon başkanı Kocaeli’nde buluştu. Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Abdulkadir Çay’ın da katılım gösterdiği programa yoğun ilgi vardı. Burada bir konuşma yapan BİK Genel Müdürü Çay, küresel dijital platformlarının medya üzerindeki tahakkümüne karşı emeği görünür kılan ve adil gelir paylaşımı sağlayan bir sistemin inşasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
TGK’nın 30. Başkanlar kuruluna BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay’ın yanı sıra, TGK Genel Başkanı Nuri Kolaylı, BİK Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Müftüoğlu ile Mehmet Ergün, BİK Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Delibaş, BİK Sakarya Bölge Müdürü İbrahim Çorbacı ile gazeteciler federasyon başkanları, cemiyet başkanları ve gazeteciler katıldı.
TGK ÖNEMLİ BİR ROL ÜSTLENİYOR
Yaptığı konuşmasında basın temsilcileriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Çay, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun basın dernek ve cemiyetlerini aynı çatı altında buluşturarak, mesleğin kurumsal hafızasının korunmasında son derece önemli bir misyon üstlendiğini kaydetti. 65 yıllık köklü bir kurum olan Basın İlan Kurumu’nun (BİK) basının yanında yer almayı ve sektörün güçlenerek geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemesi için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Çay, benimsedikleri temel ilkenin “Sahada karşılığı olan, hissedilen ve somut sonuçlar üreten politikalar” olduğunu ifade etti.

Genel Müdür Çay, “Bu anlayışla; sahaya inen, dinleyen ve çözümü birlikte inşa eden bir yönetim modeli ortaya koyduk. Basın temsilcilerimizle, kamu kurumlarımızla ve akademik çevrelerle yürüttüğümüz temasları, karar alma süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası haline getirdik” diye aktardı. BİK Genel Müdürü Çay şöyle devam etti;
6 MİLYAR TL KAMU DESTEĞİ SAĞLADIK
Göreve başladığımız günden bu yana benimsediğimiz temel yaklaşım ise nettir; sahada karşılığı olan, hissedilen ve somut sonuçlar üreten politikalar. Bu anlayışla; sahaya inen, dinleyen ve çözümü birlikte inşa eden bir yönetim modeli ortaya koyduk. Basın temsilcilerimizle, kamu kurumlarımızla ve akademik çevrelerle yürüttüğümüz temasları, karar alma süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası haline getirdik. Bugün geldiğimiz noktada açıkça görüyoruz ki, basın sektörü çok katmanlı bir dönüşüm süreci yaşamaktadır. Bu dönüşüm üç temel başlıkta kendini göstermektedir. 2025 yılı itibarıyla görev alanımızdaki 2 binin üzerindeki süreli yayına sağlanan kamu desteği 6 milyar TL’yi aşmıştır. Sektörün, kurumsal ve ekonomik yapısını güçlendirmesi için resmi ilan ve reklam gelirlerinin yanında yeni gelir modelleri oluşturması önem taşımaktadır.
DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE MESLEK ETİĞİ
Medya; içerik üretimi, editoryal süreçler, algoritma bağımlılığı ile yapay zekâ ve insan arasındaki rol dağılımı da dâhil olmak üzere yeniden yapılanma süreci içerisindedir. Uluslararası ölçekte yaşanan bu dönüşüme; gelir yapıları, ölçülebilirlik ve kullanıcı etkileşimi gibi birçok katmanda uyum sağlamak temel ödevlerimiz arasında yer almalıdır. Üçüncü başlığımız ise; meslek etiği! Bugün gazetecilik yalnızca hız değil; doğruluk, güvenilirlik ve etik sorumluluk demektir. Küresel dezenformasyon mücadelelerinin arttığı bir dönemde, toplumun doğru haber alma hakkını korumak her zamankinden daha büyük bir sorumluluk haline gelmiştir. Tabii burada bir parantez açmak istiyorum. Özellikle 7 Ekim’le birlikte başlayan İsrail’in Gazze soykırımı; bize uluslararası normlar olarak dayatılan birçok hususun içinin boş olduğunu gösterdi. Dolayısıyla kendi kültürümüzde, kendi temel değerlerimizde yer alan anlayışla uluslararası normların ötesinde bir değer dünyasına erişebileceğimiz kanaatindeyim.
7.5 MİLYAR TL’LİK KREDİ İMKANI
Özellikle uluslararası hukukun, insan haklarının ve beraberinde sözde batı toplumları tarafından dile getirilen birçok değer yargısının aslında sadece kendilerini korumaya yönelik ifade edilen hususlar olduğunu görmüş olduk. Dolayısıyla, biz kendi toplumumuzun köklü geçmişinde yer alan kültürel dinamiklerimize ayaklarımızı sabitleyerek, vizyoner bir bakışla hep birlikte çalışarak daha öteye erişebileceğimiz kanaatindeyim. Bu yaklaşımı açıkçası çok kıymetli buluyorum. Basın İlan Kurumu olarak bu gerçeklik karşısında rehberlik eden ve çözüm üreten bir anlayışla hareket ediyoruz. Finansal sürdürülebilirlik kapsamında Kredi Garanti Fonu iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz ve 2 binden fazla süreli yayını kapsayan 7,5 milyar TL’lik kredi imkânı, sektörümüzün yatırım kapasitesini güçlendiren önemli bir adım olmuştur.

BİK ANALİTİKLE OBJEKTİF ÖLÇÜMLEME
Bunun yanı sıra, basın çalışanlarına yönelik yardımları sosyal sorumluluk anlayışımız doğrultusunda yüzde 50 oranında artırırken, 2026 yılı için Basın Derneklerine Yardım Fonuna 7 milyon 200 bin TL tahsis ettik. Basın sektöründe çeşitliliğin ve çoğulcu yapının korunması amacıyla 2026 yılı içerisinde azınlık gazetelerine 471 bin Türk Lirası yardım yapılmasını kararlaştırdık. Dijital alanda ise okur odaklı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. BİK Analitik sistemiyle sağlanan objektif ölçümleme, doğru veriyi esas alan bir medya ekosisteminin oluşmasına katkı sağlamaktadır. Mesleki gelişim alanında düzenlediğimiz eğitim programları ve özellikle yapay zekâ ile dijital yetkinliklere odaklanan çalışmalarımız, gazeteciliğin yeni dönemine hazırlık açısından büyük önem taşımaktadır. Yine bu çerçevede 9 Ocak’ta tertip ettiğimiz Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zekâ ve Dijital Yetkinlikler paneli çok önemliydi, katılımlarınız için tekrar ben teşekkür ediyorum. Bu tür programları çeşitli vesilelerle icra etmeyi düşünüyoruz.
NİTELİKLİ İNSAN KAYNAĞI ÖNCELİĞİMİZ
Kurumumuzun görünürlüğünün artması; tüm sektöre değer katacaktır ve sektörü de daha iyi noktalara taşıyacaktır diye düşünüyorum. Üniversitelerle kurduğumuz iş birliklerini de bu çerçevede stratejik bir adım olarak görüyoruz. Akademik bilgi ile saha tecrübesini buluşturmak; nitelikli insan kaynağı yetiştirmek ve genç iletişimcilere daha fazla staj imkânı sunmak, öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Öte yandan, basın çalışanlarımızın sosyal ve mesleki haklarını güçlendirmeye yönelik adımları da hayata geçiriyoruz. Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle sağladığımız çeşitli ayrıcalıklar, basın emekçilerimizin yanında olma irademizin somut bir göstergesidir. Bu yaklaşımı dönemsel değil, kalıcı bir anlayış olarak sürdürüyoruz.
ADİL BİR GELİR PAYLAŞIMI SİSTEMİ
Günümüzde medya düzenini en fazla etkileyen unsurlardan biri de küresel teknoloji platformlarının artan ağırlığıdır. Bu konuyu yakından gözlemliyoruz. Google ve Meta gibi şirketlerin dijital reklam gelirleri üzerindeki tahakkümü, yerel ve ulusal basın açısından ciddi bir sorun oluşturmaktadır. Bunun yanında Google’ın Şubat ayında devreye aldığı Overviews ve AI Modun; okur alışkanlıklarına yönelik olası etkilerini de analiz ediyoruz. Tüm bu gelişmeleri değerlendirdiğimizde, içerik üreticisinin hakkını koruyan, emeği görünür kılan ve adil gelir paylaşımını sağlayan bir sistemin inşası büyük önem taşımaktadır. Telif haklarına ilişkin yürütülen çalışmalar da bu açıdan kritik bir süreci ifade etmektedir. Özellikle vurgulamak istiyorum: İletişim Başkanımız Sayın Prof. Dr. Burhanettin Duran’a, basın sektörünü doğrudan ilgilendiren tüm konu başlıklarında bizlere verdiği kıymetli desteklerinden ötürü teşekkürlerimi arz ediyorum. Aynı şekilde akademik çevrelerle kurduğumuz temaslar, sorunlara daha kalıcı ve bilimsel çözümler geliştirmemize imkân tanımaktadır.
BİK OLARAK SİZLERİN YANINDAYIZ
Basın; demokrasimizin vazgeçilmez unsurlarından biridir. Güçlü bir basın; güçlü bir toplum ve sağlıklı bir kamuoyu demektir. Ancak demokrasiyi bir yerlerden ülkemize getirmek gibi bir telaşımızın, gayretimizin olmaması gerektiğine inanmıyorum. Gerek Ukrayna-Rusya savaşında gerek Hürmüz Boğazı'nda yaşanan krizde, gerek İsrail’in Gazze’de yaşattığı soykırımda uluslararası toplum doğru bir imtihan veremezken, ülkemiz her daim barıştan yana tavrını koymuştur. Dolayısıyla, birilerinin Demokles’in kılıcı gibi tepemizde “Demokrasi demokrasi” diye bize ders vermeye kalkmasının hadsizlik olduğunu düşünüyorum. Ülkemiz bu konuda yeterli kapasiteye de sahiptir, yeterli liderlik potansiyelini de taşımaktadır. Bu noktada Cumhurbaşkanımızın tecrübesi ve liderliği bizim için çok kıymetli; bunu da bu vesileyle ifade etmek istiyorum. Bizler Basın İlan Kurumu olarak; sektörün yanında duran, sorunları ertelemeyen ve birlikte çözüm üreten bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
İnanıyoruz ki ortak akıl, güçlü iş birliği ve kararlı bir vizyonla Türk basını bu dönüşüm sürecinden daha da güçlenerek çıkacaktır” dedi.
TGK BAŞKANI; “MESLEK YASASI TERCİH DEĞİL ARTIK BİR ZORUNLULUKTUR”

Medyanın sorunlarını dile getiren açıklamalarda bulunan Türkiye Gazeteciler konfederasyonu (TGK) Genel Başkanı Nuri Kolaylı ise, “Öncelikle altını özellikle çizmek isterim ki, basın sektörünün en temel yapısal eksikliği, gazetecilik mesleğini tanımlayan ve mesleki standartları belirleyen kapsamlı bir yasal düzenlemenin hâlâ bulunmamasıdır. Bugün gazeteciliğe giriş kriterleri net değildir. Bu durum, mesleğin denetimsiz şekilde yapılabilmesine yol açmaktadır” dedi. Kolaylı konuşmasını; “Sonuç olarak mesleki nitelik zayıflamakta, etik ihlaller artmakta ve en önemlisi kamuoyunun doğru bilgiye erişimi zarar görmektedir. Dijital medyanın hızla yaygınlaştığı bir çağda, sorumluluk taşımayan içeriklerin çoğalması bu sorunu daha da büyütmektedir. Bu nedenle gazetecilik mesleğini açıkça tanımlayan, mesleki yeterlilikleri belirleyen ve gazetecilerin haklarını koruyan bir meslek yasası artık bir tercih değil, zorunluluktur. Ancak bu yasa, özgürlüğü sınırlayan değil, özgürlüğü güçlendiren bir anlayışla hazırlanmalıdır.
“BASININ YAŞAM ALANI KISITLANIYOR”
Yerel basının ekonomik sürdürülebilirliği de en önemli gündem başlıklarımızdan biridir. Hepimizin bildiği gibi, yerel basın için resmî ilan ve reklam gelirleri adeta bir can damarıdır. Ancak son yıllarda ilanların birleştirilmesi, bazı ilanların yayın zorunluluğunun kaldırılması ve doğrudan temin yöntemlerinin yaygınlaşması, bu damarı zayıflatmıştır. Kamuda tasarruf uygulamalarıyla birlikte ilan hacmi daralmış, yerel medya kuruluşlarımız ekonomik olarak ciddi bir baskı altına girmiştir. Bugün birçok gazete ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Bu tablo karşısında sessiz kalmamız mümkün değildir. Mevcut yüzde 15’lik komisyon oranı da bu yükü daha da ağırlaştırmaktadır. Bu nedenle komisyon oranlarının düşürülmesi, ilan kesme cezalarının son çare olarak uygulanması ve doğrudan temin yöntemlerinin sınırlandırılması gerektiğini açıkça ifade ediyoruz. Aynı zamanda ilanların yerel basında yayımlanma zorunluluğu genişletilmeli ve küçük ölçekli yayınları koruyacak adil bir dağıtım sistemi kurulmalıdır.

“BİK’TEKİ DÖNÜŞÜMÜN FARKINDAYIZ”
Basın İlan Kurumu’nun son dönemde sergilediği değişim ve dönüşüm, hepimizin dikkatle takip ettiği bir süreçtir. Bu sürecin merkezinde yer alan Genel Müdür Sayın Abdulkadir Çay’ın ortaya koyduğu yönetim anlayışı, kuruma yeni bir dinamizm kazandırmıştır. Anadolu basınının en önemli gelir kalemi olan ve kamu kaynaklarını, belirlenen kriterler çerçevesinde medya kuruluşlarına aktarımında, bir süre önce yaşanan yönetim değişikliğiyle birlikte önemli bir bakış açısı değişimi de hayata geçmiştir. Kurum, üsttenci yaklaşımı geride bırakarak; basını birlikte var olan ve birlikte çözüm üreten bir paydaş olarak görmeye başlamıştır. Sayın Çay’ın göreve başladığı günden bu yana en dikkat çekici noktalardan biri, sahaya dayalı ve çözüm odaklı yönetim anlayışıdır. Özellikle yerel basının yaşadığı ekonomik zorluklara yönelik geliştirilen destek mekanizmaları ve finansman kolaylıkları, sektör adına önemli bir katkı sağlamıştır. Bununla birlikte, “kriterleri tutturamayanları dışlamak” yerine, dijital dönüşüm karşısında basının nasıl ayakta kalabileceğine odaklanan yaklaşım, kurumun vizyonundaki değişimi açıkça ortaya koymaktadır. Dijitalleşme çağının gerekliliklerini gözeten bu anlayış; eğitim faaliyetleri, mevzuat bilgilendirmeleri ve bilimsel gelişmelere verilen önemle desteklenmektedir. Bu kapsamda düzenlenen eğitim programları, sahadaki karşılığını bulmuş; özellikle İzmir’den başlatılan eğitim çalışmaları, meslektaşlarımız açısından verimli ve anlamlı bir buluşma zemini oluşturmuştur. Kısacası bugün Basın İlan Kurumu; daha erişilebilir, daha çözüm odaklı ve daha vizyoner bir yapıya doğru ilerlemektedir. Bu dönüşümde, Sayın Genel Müdür’ün kararlı ve yapıcı liderliğinin önemli bir payı bulunmaktadır. Bu vesileyle, Sayın Abdulkadir Çay başta olmak üzere, sürece katkı sunan tüm kurum çalışanlarına teşekkür ediyor; kurulan bu sağlıklı diyalog ortamının uzun yıllar devam etmesini diliyorum.
7418 SAYILI KANUNU YENİDEN ELE ALINMASI
Bugün Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu’nda yer alan bazı düzenlemeler ile yoruma açık hükümler, gazeteciler üzerinde baskı oluşturmaktadır. Bu durum oto-sansüre yol açmakta, editoryal bağımsızlığı zayıflatmaktadır. Gazetecilere yönelik soruşturmalar ve davalar, ekonomik baskılarla birleştiğinde, ortaya çok daha ağır bir tablo çıkmaktadır. Bu nedenle mevzuatın evrensel hukuk normlarına uygun hale getirilmesi, adil yargılama ilkesinin eksiksiz uygulanması ve gazetecilerin haber kaynaklarını koruma hakkının güvence altına alınması şarttır. 18 Ekim 2022 tarihinde yürürlüğe giren ve kamuoyunda “Dezenformasyon Yasası” olarak bilinen 7418 sayılı Kanun, tartışmaların merkezinde yer almaktadır. Uygulamada bu düzenlemenin gazeteciler üzerinde baskı oluşturduğu ve tutuklamalara varan sonuçlar doğurduğu görülmektedir. Bizler, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu olarak bu yasa teklifi daha görüşülürken, önce TBMM Dijital Mecralar Komisyonu’nda, ardından TBMM Adalet Komisyonu’nda defalarca söz aldık ve bu düzenlemenin sakıncalarını açıkça ifade ettik” sözleriyle tamamladı.

Address

Ağrı Gazeteciler Cemiyeti
Ağrı

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when haberci04.com posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share